Subscribe

KGOS 22.TUR || YORUM: ŞEYTAN'IN STAJYERİ | DONNA HOSIE

2/05/2016, BY Tuğba Atıcı Coşar -

Her şeytan Cehennem'den çıkmak ister. Peki ya gerçekten bir yol varsa?..
Zamansız ve pek de kahramanca olmayan ölümünden sonra, Mitchell Johnson kendini Cehennem'de Şeytan'ın stajyeri olarak oradan oraya koştururken bulur. Vakitsiz ölümünü bir an aklından çıkaramayan Mitchell'a, efsanelerde bahsedilen bir zaman makinesi tekrar dünyaya dönebilme şansı verir.
Bu planı gerçekleştirebilmek için, her ne kadar onları riske atmak istemese de, arkadaşlarına ihtiyaç duymaktadır. Her gencin kendi ölüm zamanlarına dönmek için farklı sebepleri vardır. İçlerinden biri Cehennem'in korkunç yaratıklarının dikkatini çektiğinde, kendilerini ölümcül bir çıkmazın içinde bulurlar. Düştükleri bu karanlıktan kaçış yolunu bulabilecekler midir?

Merhabalar, mutlu ve bol kitaplı günleriniz olsun. Biz hız kesmeden güzel kitaplarla turlara devam ediyoruz. Yine kaliteli ve harika bir kitapla karşınızdayız. Yorumuma geçmeden önce çekilişimize katılmak için tık tık 
Şeytan'ın Stajyeri kitabıyla cehennemin bambaşka haline tanık oluyoruz. Kapılar aralanıp sizi mizah içerin bir hikayeye dahil ediyor ve bu hikayeden ben son derece memnun kalmış durumdayım. Bir gün gibi kısa sürede okunup biten ama sizi içine çekip merak uyandıran bir kitap oldu. Cildi ve harika iç tasarımından bahsetmiyorum bile. Her bakımdan sizi tatmin edecek bir kitap.
Kitabımızın ana karakteri Mitchell 4 yıl önce bir otobüs çarpması sonucu ölmüş ve şuanda Şeyta'nın Stajyeri olarak cehennemde çalışmakta. Burası başka bir konu aslında. Çünkü hayal edin, 666 katlı bir cehennem, içerisinde kuru temizlemeden kütüphaneye her şey varken ölen bir çocuğun Şeytan'ın Stajyeri olarak çalışmasını da garipsememek gerek.
Mitchell bir gün aldığı büyük görevi yerine getirmeye çalışırken şeytan ve şeytanın sağ kolu olan Septemus'un konuşmasına şahit olur. Dönüştürücü adında bir zaman makinası vardır ve Mitchell geçmişe gidip ölümü durdurma şansı olduğunu öğrenir. Dönüştürücüyü gizlice alıp oradan gitmek ister ama en yakın arkadaşlarını da ardında bırakamaz. Bundan sonra 4 arkadaşın geçmişlerine giderek nasıl öldüklerini ve neler yaşadıklarını okuyoruz.
Kesinlikle film tadında bir kitap. İnanılmaz bir kurgu olmuş ve insan acayip merak ediyor neler olacak diye. Her bir karakterin ölüm anına gittiğimde bir sürü duygu yaşadım. Kitap sizi öyle içine çekiyor ki bir sayfa bir sayfa daha derken bir bakmışsınız ki bitmiş.
İlk 150 sayfa da biraz ağır ilerliyor. Ama bir bakımdan da öyle olması çok norma çünkü ilerde kafamızda soru işaretleri kalmaması açısından yazarın bize belli şeyleri açıklaması gerekiyormuş diye düşünüyorum.
Kitapta bolca arkadaşlık vardı. Çiftler birbirlerine karşı boş değiller ama yazar bu kitapta aşka pek önem vermemiş. Ya da bir sebebi vardı belkide bilmiyorum ama ikinci kitapta belki daha fazla aşk olur. Ben romantizm insanıyım azıcık da olsa aramadım değil.
Genel olarak kurgusuna ve anlatımına bayıldım. Ben kitabı çok severek okudum. Ve inanılmaz bir sonla sizi merakta bırakacak şekilde de bitti. Umarım devamı için çok beklemeyiz diyorum. Ve kitaba bir şans verip okuyun.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder