Subscribe

YORUM: KATİLLER ÇETESİ-KÖTÜLÜK TOHUMLARI | J.A REDMERSKİ | EPHESUS YAYINLARI

6/21/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Serinin her kitabında film olması dileğim günden güne artıyor. Ya o kadar seviyorum ki, kelimelerle anlatamıyorum bile. Aksiyon ve heyecanın bir an bile düşmediği bir seri Katiller Çetesi.
Bir kitap diğerinden daha düşük olmuyor. Her kitap aynı tadı, aynı heyecanı veriyor bana. Grup genişledikçe olaylar işin içinden daha da çıkılmaz bir hal aldı tabii ki.
Arka kapağı okuduğum zaman “kimdir bu Nora?” diye düşünüp duruyordum. Kendimce bir sürü tahminde de bulundum – ki genel de ben hep doğru tahmin ederim ama bu sefer tutmadı. Cidden beni beklemediğim yerden vurdu bu defa yazar.
Bu sefer çetedeki herkesin bir sırrını öğreniyoruz. Onları derinden etkileyen sırlarını hem de. Daha önce de söylemiştim. Bu kadar duygusuz karakter yazıp yine de o duyguyu sonuna kadar hissettiren bir kurgu olmasına bayılıyorum. 
Karanlık sırların yanında daha duygusal bir şeyler vardı bu kitapta. Çünkü ne kadar soğuk, ne kadar duygusuz katiller olsalar da hepsinin zayıf noktasını gördük. Onları nelerin yaralayacağını öğrenmek çok farklı hissettirdi. Aynı zaman da bu sırları birbirlerine itiraf etmek zorunda kaldılar ve her şey daha karmaşık bir duruma sürüklendi.
Niklas bu kitapta beni en çok şaşırtan adam oldu. Onunla ilgili bir şeyler öğrenmek ona olan bakışımı değiştirdi ve bildiğimiz gibi sıradaki kitap onunla ilgili. Her zamanki gibi deli gibi merakla bekliyorum.
Çünkü yine yazar öyle bir yerde bitirdi ki kitabı meraktan çıldırmamak elde değil. Ve her yeni kitabın bir öncekini aratmıyor oluşu da başlı başına delirmeme sebep oluyor.
Ben seriyi çok seviyorum. Her kitabı ayrı ayrı deli gibi seviyorum hem de. Hala okumayan varsa sakın bekletmeyin.

YORUM: OTOSTOPÇUNUN GALAKSİ REHBERİ | DOUGLAS ADAMS | ALFA KİTAP

6/17/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Beynimi sulandıran bir kitap bitirdim resmen. Çok fazla bilim kurgu okumuş değilim ama yine de bu kitap cidden devrelerimi yakacak türdendi. Söyleyeceklerimi pek toparlayamıyorum aslında ne desem sanki saçmalayacakmışım gibi hissediyorum.
Yazarın çok garip bir dünyası ve anlatımı var. Kitaba başladım, ilerledim, ilerledim ve dedim ki; yok be bunu kesin anlamayacağım.
Çok ince bir çizgi üzerinde yürüyormuşum gibi hissettirdi. Sanki ya çok zekiyim ya da geri zekalıyım arası bir şeymişim gibi gidip geldim. Bunları söylerken bile gülüyorum çünkü kitabın acayip bir mizah anlayışı var.
“A noktasında ne var ki bunca insan B noktasından oraya gitmek için can atıyor ve B noktasında ne var ki bunca insan A noktasından oraya gitmek için can atıyor. Çoğu kez insanların hangi lanet olası yerde olmak istediklerine kesin bir karar verip bu duruma bir son vermelerini dilerdi.”
Arthur Dent karakterine bayıldım. Sanırım okuduğum en orijinal adam kendisi. Cümleleri o kadar enteresan ki mantıklı değil diye düşünürken beni kendine inandırdı. Adapte olmakta zorlandım evet ama bunu yazımla alakası yoktu. Tamamen bambaşka ve farklı bir dünyanın içine sokuyor bizi yazar. Bunu kafamda kurup oturtmak zorunda hissettiğimden biraz zorlandım. Ama sonrasında öyle bir hızla akıp gidiyor ki ne zaman bittiğini anlamıyorsunuz.
Kısaca çok tuhaf bir kitaptı. Kafamda deli sorular oluşturdu. Algılamak için bazen durup durup yeniden okuduğum yerler oldu. Ama bir yandan da çok merakla ve severek okudum. İşte böyle dengesiz ruh haline sokuyor sizi.
Arthur favorim evet ama bir de Marvin var ki kendisi robot olur. Onu da çok seveceksiniz.
Devamlarını hevesle bekliyorum. Bambaşka bir dünyanın içine girmek istiyorsanız kesinlikle okumalısınız.
“Ne aradığımı bilmiyorum.”
“Neden?”
“Çünkü… çünkü… ne aradığımı bilirsem onu arayamam.”

YORUM: LOVE BY NUMBERS SERİSİ 1-2-3 | SARAH MACLEAN | NEMESİS KİTAP

6/10/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
1.Bir Çapkını Baştan Çıkarmanın Dokuz Yolu
2.Bir Lordu Dize Getirmenin On Yolu
3.Bir Dükün Kalbini Titretecek On Bir Skandal
Aslında ilk kitabı okuduğum zaman hepsine ayrı ayrı yorum girmeyi planlamıştım ama ne yazık ki diğer iki kitap bende ilk kitap kadar etki bırakmadı. Öncelikle kapaklar çok kötü söylemeden geçemeyeceğim ama orijinal kapaklar da berbat zaten.
Kitaplara gelecek olursam. İlk kitabı nasıl sevdim nasıl sevdim anlatamam size. Karakterleri, kurgusunu her şeyini en ince ayrıntısına kadar deli gibi beğenerek ve eğlenerek okudum. Tarihi aşk romanı konusunda bu kadar özürlü olmasam bir sürü kitapla kıyaslardım ama ne yazık ki şansım yok. Ama bu zamana kadar okuduklarımın en iyisiydi diyebilirim.
Gelin görün ki diğer kitaplar için aynı şeyleri söylemem mümkün değil. Cidden sıkıldım. İkisinin de çoğu yerinde sıkıntıdan patladım hatta. Karakterler için diyecek tek lafım yok. Son derece muazzam ama yani konu ve kurgu olarak iki ve üçüncü kitap benim için çok sıkıcıydı. Biraz da klişe geldi ne yalan söyleyeyim. Ayrıca sürekli bir benzerlik hissettim kitaplar arasın da bundan da olabilir. Demem o ki, ilk kitap benden tam puan alırken iki ve üç benim için sınıfta kaldı. Aynı tadı hepsinin vermesini zaten beklemiyordum ama karakterleri o kadar sevdim ki onların hikâyesinde de beklentim yükseldi doğal olarak. Üstelik ilk kitabı da çok sevdiğimden onlardan da umutluydum.
Seriyi üç gün gibi bir sürede okudum ve akıcılığına diyecek lafım da yok. Yazarın okuduğum diğer kitaplarına göre zaten çok daha iyiler ama kendi arasında kıyaslayacak olursam ilk kitabın yanından bile geçemediler benim için.
Derin bir iç çekip keşke daha güzel olsaydınız be diyerek bitirdim seriyi. Ama ilk kitap her zaman favorilerim arasında kalacak.

YORUM: NIGHTSHADES SERİSİ (SİLÜET-DOLUNAY-AY IŞIĞI) | ANDREA CREMER | PEGASUS YAYINLARI

2/16/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Kaç gündür isyan etmeme sebep olan bir serinin yorumuyla geldim. Üç kitaplık bir ara seri bu aslında. Silüet, Dolunay ve Ay Işığı.
İlk kitap biraz durgun başlasa da sonradan gelişen olaylar ve yazarın kurgusu çok hoşuma gitti. Bir fantastik sever olarak tabii ki hemen ilgimi çekti. Kitapta bilindik kurt adamların aksine değişik bir sürü doğaüstü varlıkların olması baya enteresan ve heyecanlıydı. Üstelik Alfa sistemiyle ilgili de değişik fikirler üretmiş yazar ve bu da klasik kurt adam hikâyelerinden uzaklaşmasını sağlamış. Ama gelin görün ki yazarın en büyük hatası kitaba iki erkek karakter koyması. İkinci kitap çok daha güzel ve heyecanlıydı. Bol aksiyon sahneleri dışında benim en bi sevdiğim karakterin ortalarda daha çok olması tabii ki beni memnun etti. Keyif alarak okumanın verdiği hazla hemen son kitaba geçtim ve lanet olası geçmez olaydım. İşte tam da burada o iki erkek sorunsalı meydanda. Yazar da neyin kafası vardı anlamıyorum. İki erkek karakter koyup, ikisini de ön planda tutup sonradan birini yok etmenin amacı neydi? Üstelik o benim sevdiğim karakterken. 😤Ne ağladım anlatamam. Ne sövdüm onu hiç dile bile getirmiyorum. Gökçe baya dinledi onları. 😂
Devamını okumak istemedim. Böyle saçma bir şey görmedim yani. Birde kitabın sonu iğrençti. Saçma sapan bir final yaptı. O kadar şeye karşılık kitabın bitişi o kadar sinir bozucu ki anlatamam. Hala sinirimi atamadım. Çok pis yazasım var yazara ama kendimi zor tutuyorum. Bu sonu ve benim karakterimin başına geleni kabul etmiyorum ve etmeyeceğim. Neyse ki benim için daha güzel bir son yazan arkadaşım var. O yüzümü güldürdü ve benim kafamda ki son tamamen öyle.
Güzelim seriyi ve karakterimi mahvettiği için yazara çok teşekküt ediyorum. Bakın yine aklıma geldi ben yine sinirlendim. Ay vallahi benim atarım geçmeyecek bu kitaba. Ne zaman görsem hep aynı cinneti geçireceğim kesin. Off! 😤
Neyse o zaman.
Mutlu günler. 😊
İNSTAGRAM: OKUR YAZAR ANNECİK

YORUM: BRONZ ATLI | PAULLINA SIMONS | PEGASUS YAYINLARI

2/16/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Alexander ve Tatyana!
Bu ikili çok uzun süre aklımdan çıkmayacak. Hatta eminim ki bir yerde bu isimleri duyar ya da okursam direk aklıma onların hikayesi gelecek.
Bronz Atlı 800 sayfalık bir kitap. Ama kalın kitabın her sayfasın da sizi binbir duyguya sürekleyecek cümleler dolu. Gördüğüm yorumlara dayanarak kitabı tamamen aşk kitabı sanarak başladım. Bu kadar sayfa ne anlattı yazar diye düşündüğümden çok çelişkiliydim aslında. Ama Bronz Atlı kesinlikle tamamıyka bir aşk kitabı değil. Benim için harika bir savaşı anlatan, ama bu savaşın arasında parçalanan hayatlara dokunan bir kitap. Bu kadar acının, kaosun arasında yeşermeye çalışan bir aşk, birbirlerinden güç alarak hayatta kalmak için söz veren bir çift de var.
İşte tam da bu yüzden kitabı sevdim. Ben ki dönem aşk romanı sevmem. Ben ki savaş okumaktan nefret ederim. Ama daha önce böyle bir savaşı bu kadar harika anlatan bir kitap okumadım. Onca detay, incecik ayrıntılar o kadar netti ki hepsi gözümde canlandı. Savaş sahneleri çoğaldığında Alexander ve Tatyana o kadar güzel dahil oluyordu ki kitaba, hem afallayıp hem de memnun oluyorsunuz. Ya da tam tersi. Aşk çok mu geldi. Yazar kıvrak bir zekayla savaş bilgisi veriyor. Eğer bu kitapta bir aşk hikayesi olmasaydı da severdim. Öyle bir işlenmiş ki konu bayılarak okudum. Ama için de olan o aşk beni bitirdi. Ülkede bir savaş var, aşkı için savaşan bir çift var. İki tür savaşı da okudum, hissettim. Hem de en derinden. Ve bir romanda bu kader nefret ettiğim karakterler olmamıştı. O kadar sövdüm. O kadar sinirlendim ve stres oldum ki anlatamıyorum. Ve son sayfalar... Ah nasıl ağlattı beni ya. Tükendim. Tuttuğum sayfaları yırtasım  geldi. O kadar şeyden sonra. Nasıl? Dedim ya nasıl olur böyle bir şey.
Acı kelimesinin karşılığı gibi kitap.Hem duygusal, hem ruhsal hem de bedensel. Her birini hissediyorsunuz. 
Soluk soluğa okunan bir hikaye ve etkisi çok uzun sürecek eminim.
Yazmak istediğim çok şey var ama fazla bir şey söylemek istemiyorum.
Lütfen okuyun. Ciddiyim en kısa zaman da alın ve okuyun. Belki biraz derinden sarsılacaksanız ama bayılacaksınız.
İNSTAGRAM :OKUR YAZAR ANNECİK

YORUM: YA DA BİZ MASAL OLSAK | EZGİ DURMUŞ

2/05/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Selamlar, başım baya kalabalık olsa da sonunda son zamanlar da beni okuduğum için çok mutlu eden bir kitap yorumuyla geldim.
Ben sevdim. 💙
Ve bence sizde çok seveceksiniz.
İçinde size ait bir anı, bir parça mutluluk ya da hüzün ne olacağı önemli değil ama eminimin ki bir şeyler bulacaksınız. O kadar gerçek, o kadar bizden bir hikayeydi ki anlatamam.
Altı çizelecek cümlelerle dolu, bazen güldüren ama çoğu zaman hüzünlendiren yine de son sayfalara kadar içinizde bir umut yeşermesine sebep olan bir kitaptı Ya Da Bir Masal Olsak.
Dupduru, su gibi akıp gitti. İçimde bir yerleri sızlaratak akıp gitse de o çok sevdim.
Bizden bir hikaye okumak istiyorsanız hiç düşünmeden okuyun. Çünkü evet bir hikaye ama o kadar doğal bir anlatımı var ki sanki size derdini anlatan bir arkadaşınızı dinler gibi okuyorsunuz kitabı. Sabah başladım ve akşam bitirdim. Görsel çekmem o kadar uzun sürdü ki ancak yorum girebiliyorum.
Sevgili Ezgi'nin güzel kalemiyle tanışın. Eminim çok seveceksiniz. Hele ki sonu beni deli gibi korkutsa da istediğim gibi biteceğimi anladığımda üzerime çöken huzur belirtisini ifade edemem. 
Tüm güzelliğiyle, çirkinliğiyle, sorunları ve çözümleriyle içten ve gerçek bir aşk hikayesiydi.
Bir çok alıntı işaretlesem de sizlerle en sevdiklerimi aşağı bırakıyorum. 
Mutlu günler. 😊
"İnsan birini çok sevince, sevdiğinin adı tüm kelimelerin önüne geçiyor ve bir tek isim, her şeyi anlatmaya yetiyor. Hakan da anne gibi, her şeydi işte. Her şeyim, bütün iyikilerim."
"İnsan bir başkasına nasıl baktığını kendisi de görebilse, daha az yanlış yapar belki de..."
"Öpülünce geçeceğine inandığımız yaralarımız gibi, sarılınca düzeleceğine inandığımız hatalarınız vardı..."
"Keşke zaman ölçü birimi şarkılar olsa... Kaç şarkıdır yoksun acaba?"
 İNSTAGRAM : OKUR YAZAR ANNECİK

OCAK: BU AY NE OKUDUM?

2/05/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Ocak ayında toplam 13 kitap okumuşum. Tıklayarak yorumlara ulaşabilirsiniz.

Geri Dönüş | 3
Avuntu | 4
Hüküm | 4,5
• Çocukluğun Soğuk Geceleri | 3
Güz Fırtınası | 2,5
Zehir Ustası | 4
İnstagram : Okur Yazar Annecik

YORUM: SIRRIM KONUNDA SAKLI | TERRI DULONG

1/30/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

"Kimsenin acı çekmesini istemesem de, hayata ne zaman veda edeceğimize karar vermenin bizim elimizde olmadığına inanırım. Vademizin ne zaman dolacağını biz seçemeyiz."
Öncelikle kitabı @haveyoumetmyblog Emirhan'la birlikte okuduk ve inanılmaz zevk aldım. Sürekli kendimden örnek verdiğimden baya da eğlendik. 😂🙂
Kitaba gelince, başlarda yaş konusuna bir türlü ısınamayıp bundan sürekli şikayetçi olsam da, kitabın konusunun güzelliği, hikayenin naifliği ve duru bir sakinliği olduğunu inkar edemem. Huzur veren kitaplar çok nadir olur benim için ve Sırrım Kokunda Saklı tam anlamıyka huzurlu bir kitaptı.
Aslında böyle durgun kitaplar çoğu zaman sıkılmama sebep olur ama bu kitap ciddi anlamda beni zerre sıkmadı. Çok akıcı ve içimi sızlatan bir kitap oldu.
Yaş konusunu görmezde"Kimsenin acı çekmesini istemesem de, hayata ne zaman veda edeceğimize karar vermenin bizim elimizde olmadığına inanırım. Vademizin ne zaman dolacağını biz seçemeyiz."
Öncelikle kitabı @haveyoumetmyblog Emirhan'la birlikte okuduk ve inanılmaz zevk aldım. Sürekli kendimden örnek verdiğimden baya da eğlendik. 😂🙂
Kitaba gelince, başlarda yaş konusuna bir türlü ısınamayıp bundan sürekli şikayetçi olsam da, kitabın konusunun güzelliği, hikayenin naifliği ve duru bir sakinliği olduğunu inkar edemem. Huzur veren kitaplar çok nadir olur benim için ve Sırrım Kokunda Saklı tam anlamıyka huzurlu bir kitaptı.
Aslında böyle durgun kitaplar çoğu zaman sıkılmama sebep olur ama bu kitap ciddi anlamda beni zerre sıkmadı. Çok akıcı ve içimi sızlatan bir kitap oldu.
Yaş konusunu görmezden gelirsem, çok severek ve mutlu olarak okudum. Son sayfalarda kitap o kadar derinlere indi ki gözlerim doldu, için sızladı. Gözüm o satırlarda yaş falan görmedi yani. Çoğu şeyi tahmin ederek okusam da yine de zevk aldım. Yazarın şaşırtmak için kurguladığı bazı şeyleri yine tahmin ettim. 😂
Çok keyif aldığım bir kitap oldu ama yine söylüyorum keşke yaş konusu daha aşağılarda olsaydı. Bence karakterler daha net otururdu gibi geliyor.
İçinizi ısıtacak sıcacık bir hikaye arıyorsanız, bu hikâye size göre.n gelirsem, çok severek ve mutlu olarak okudum. Son sayfalarda kitap o kadar derinlere indi ki gözlerim doldu, için sızladı. Gözüm o satırlarda yaş falan görmedi yani. Çoğu şeyi tahmin ederek okusam da yine de zevk aldım. Yazarın şaşırtmak için kurguladığı bazı şeyleri yine tahmin ettim. 😂
Çok keyif aldığım bir kitap oldu ama yine söylüyorum keşke yaş konusu daha aşağılarda olsaydı. Bence karakterler daha net otururdu gibi geliyor.
İçinizi ısıtacak sıcacık bir hikaye arıyorsanız, bu hikâye size göre.

YORUM: JORDAN'IN PEŞİNDE | MIRANDA KENNEALLY

1/26/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Eğlenceli diliyle keyfimi yerine getiren bir kitap oldu. Hiç sıkılmadan kısa sürede okunup bitti.
Konu olarak benim ilgimi çekmesinin sebebi kadın karakterin Amerikan futbolu oynaması. Üstelik bir de takım kurucusu. 
Jordan erkeklerle oldukça samimi, tabii arkadaş olarak. Aşk hayatında ise o kadar şanslı değil. Okula yeni gelen Ty bu zamana kadar ilgisini çeken tek erkek. Kitap harika başladı. Yavaş yavaş başlayan aşk ve bir sürü eğlenceli sahne çok hoşuma gitti. Sonlara doğru yazar birden çark edene kadar baya severek okudum. Kızın çocukluk arkadaşı Henry var birde. Okurken onuda çok sevdim. Konunun, olayın aslından aniden şaşılıp okuyucuyu şaşırtmak amaçlı yapılmış gibi gelen bir sona sahip olması hoşuma gitmedi. Hoş baştan tahmin ettim sonunda şaşırmadım da ama çok ani bir dönüş oldu ve kitap bitti. Madem böyle olacaktı o zaman konunun gidişatını azcık değişmesini diledim.
Son kısımları sevmedim ama geri kalan her şeyden çok hoşlandım. 
Eğlenceli, beni sıkmayan sabah başlayıp akşam bitirdiğim bir kitap oldu.
Jordan'ın takım arkadaşlarıyla arasındaki ilişki o kadar güzeldi ki hep onları okumak istedim. 
Yazarın dili ve anlatım da güzel. Diğer kitaplarını da çok merak ediyorum. Klişe olan yerler olsa da işin içine spor girince konu benim için ilgi çekici ve sevimli oldu.

YORUM: AŞKLA GELEN GÜZELLİK | GEORGIA CATES

1/20/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Bir serinin ilk kitabını ayıla bayıla okuyup diğerlerini gereksiz bulmak vallahi bana çok pis koyuyor. Acıtan Güzellik benim en sevdiğim yetişkin türünde ki romanlardan birisi. Hatta birkaç kere okumuştum. Gerek konusu, gerek anlatımı ve kurgusu ciddi anlamda hoşuma gitmiş ve bana ilginç gelmişti. Daha ilk kitap sona erdiğinde bunun üç kitaptan oluşan bir seri olduğunu gördüğüm zaman anlamıştım aslında beni sıkacağını. Çünkü zaten ilk kitap oldukça tatmin edici ve keyif veren dolu dolu bir kitaptı. Adanmış Güzellik ise gereksiz bulduğum sırf birkaç olay ve kavuşma engellensin diye oluşturulan entrikalardan ibaret gelmişti. Bu son kitap olan Aşkla Gelen Güzellik yine tahmin ettiğim gibi mutlu son kitabı olarak tasarlanmış ama içine sırf uzasın diye birkaç olay serpiştirilmiş. Zaten bunu ikinci kitapta yapmışsın buna ne gerek vardı dedirtti bana.
Yazar güzelim seriyi bitirmiş bana göre. Amacı neydi çok merak ediyorum. Çünkü harika bir başlangıç kitabını neden sırf seri olsun diye heba etmiş çözemedim. İkinci kitaptan bir elli sayfa, üçüncü kitaptan da bir yüz sayfayı alıp ilk kitabın sonuna ekledim mi kafam da harika bir şey çıkıyor ortaya, ama işte öyle yapmamış ne yazık ki.
Tüm saçmalıkları çıkarırsam içinden Jack’in en tatlı ve sevgi dolu hallerini okumak kitabı katlanılır hale getirdi. Koşulsuz bir güven vardı ikilinin arasında, bir de bunu sevdim. Başka diyecek bir şeyim yok valla ağzımı açarsam sinirleniyorum. Aklım hala ilk kitabın güzelliğinde ne yalan söyleyeyim. Sevdiğim kitabın heba olan devamları gözlerimi yaşartıyor ne yazık ki. 
Kitapta bolca yetişkin içerikli sahneler var. Zaten ilk kitabı okuyan bilir ama yeni başlayacaklar için söylemiş olayım. Birde bolca tıbbi terim vardı. Neden acaba çevirmen notları eklememişler merak ediyorum. Sinir oldum. Üzüldüm, keşke böyle olmasaydı ama aklıma geldikçe de sinir basıyor. Her şeye rağmen yine de ilk kitap okunası bir güzellik hakkını yiyemem. Bir de Jack Henry McLachlan’ın hakkını yiyemem tabiî ki. ❤
Mutlu akşamlar diliyorum. Kocaman sevgiler.
“Bir zamanlar acıtan mutluluğumdun, ondan önce de adanmış güzelliğimdin. Bir farklı şey olmayı daha başardın.”
“Neymiş o?”
“Aşkla gelen güzelliğimsin…"

YORUM: ZEHİR USTASI | MARİA V. SNYDER

1/19/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Evet, sonunda bende okuyan herkesin beğendiği bir serinin ilk kitabını okudum ve bitirdim. Ve tek kelimeyle kitaba bayıldım. Yazarın hayal dünyası, yarattığı efsanevi çeşitlilik inanılmaz hoşuma gitti. Benim, sonda beni şok etmesi gereken konuların erkenden tahmin etme huyum sağolsun daha başında ne halt olacağını tahmin etsem de yinede bu severek okumama engel olmadı. Bir kere kurgu harikaydı. Aksiyon içeren sahneler beni o kadar çok tatmin etti ki, her bir sahneyi heyecanla okudum. Yelena karakteri hem beni fazla üzen hem de oldukça güçlü bulduğum bir karakter oldu. Kadın karakterleri çok zor benimseyen ben Yelana için inanılmaz duygular besledim. O kadar şey yaşamasına rağmen, zorda olsa bu kadar gücü kendinde bulması çok güzeldi. Valek, zaten ne siz sorun ne ben anlatayım. Nerde katil, nerde suikastçı var ahanda kalbim onların peşinde. Çünkü manyaklık! Adam gizemli kelimesinin eş anlamlısı olarak yazılabilir vallahi. Onun hakkında da ufak tahminlerim var ve diğer kitaplarda haklı olup olmadığımı göreceğim. Daha önce yan karakterlerine bu kadar bayıldığım bir kitap oldumu hatırlamıyorum. Özellikle Güç İkizleri’ni nasıl sevdiğimi anlatamam. Kısacası çok severek okudum. Anlatmaya devam etsem buraya sığmayacak biliyorum. O büyülü dünya o kadar güzel yansıtılmıştı ki, her bir detayı hafızama yer etti. Ben aşırı romantik biri olduğum için romantizm kısmının daha fazla olmasını istedim evet ama bu bana göre kitap için bir eksiklik değil. Her yaşın okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Büyü hakkında hiç bu kadar tatmin edici bir kurguya denk gelmedim ben. Kitap sadece genç-yetişkin olarak anılmamalı. Başlarda beni sıkma eğilimi gösterse de sabrettiğim de beni her bakımdan tatmin eden bir kitap oldu. Seri bana ayrıca çok sevdiğim kardeşimin @voleybolcugencinkitapligi 'nın hediyesi. O yüzden daha bi kıymetli. Çok ara vermeden devam edeceğim tabii ki. Mutlu akşamlarınız olsun.
“Yelana, beni çileden çıkardığın oldu. Başıma dert açtın ve seni tanıdığımdan bu yana iki kez canını almayı düşündüm.” Valek’in kulağımın dibinde hissettiğim sıcak nefesi içimi ürpertiyordu.
“Fakat derimin altına girdin ve kanıma karışıp kalbimi ele geçirdin.”

YORUM: GÜZ FIRTINASI | RİTA HUNTER

1/18/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Kimyager'i yarım bırakma kararımdan sonra bir anlık gelen cesaretle Güz Fırtınası'na başlamıştım. Kitap bitti.
Daha böyle ayıla bayıla okuduğum bir tarihi aşk romanı olmadı ne yazık ki. Belki de bu türü bu sebepten ötürü sevemiyorum, bilemedim.
Kitap başlarda biraz sıktı. Yani dümdüz bir şeyler okuyormuş gibi hissettim ve sabırsızlandım. Daha sonra olan olaylarda beni tatmin etmedi maalesef. Daha büyük entrikalar bekledim sanırım.
Bazı kısımlarda aşırı eğlendiğimi kabul ediyorum. Çoğu zaman da güldüm. Erkek ve kadın karakteri de çok fazla sevdim. Ama sanki bu hikaye onlara olmadı gibi geldi. 
Yazara ait okuduğum ilk kitaptı ve okuduğum yorumlardan ötürü beklentimde artmıştı ama ne yazık ki beklentilerimi karşılayamadı. Karakterler bana fazlasıyla şirin geldiği için aralarındaki o hissetmem gereken tutku bir türlü bana geçemedi. Kısacası beklediğim aşkı kitapta bulamadım.
İlk iki yüz sayfanın bu kadar uzun ve durgun olmasındansa sanki sondaki olaylara daha fazla ağırlık verip detaylı olsaydı daha iyi gelirdi bana. Ve sürekli ana karakterler olan Alexander ve Jane okudum. Tabii ki onların hikayesi ama yan karakterlerin varlığı o kadar azdı ki, bir arayış hissettim ve daha çok karakterin dahil olmasını bekleyerek hep bi heyecan eksikliğim oldu. Yazar hikaye içinde bir hikayeye yer vermiş. Bu Jane karakterinin yazdığı bir hikaye olarak geçiyor kitapta. İşte bu en çok sevdiğim şey oldu. Bölüm başlarında kısa bölümlerden oluşan bir hikayeydi. Sanırım o kısımları daha fazla severek okudum.
Kısaca başlarda beni sıkan, sonradan açılsa da durgun bulduğum bir kitaptı Güz Fırtınası. İçinde ki kısa hikayelerin yer aldığı bölüm başı tasarımlarına tek kelimeyle bayıldım. Çok özenli bir iş olmuş. Yazarın çok daha fazla sevilen kitapları olduğunu gördüm ve onlara da en kısa zaman da yer vermeyi düşünüyorum.
Mutlu akşamlarınız olsun. 😘

YORUM: ASUDE | BABAM İFLAS EDİNCE

1/16/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Asude'nin tüm kitaplarına sahibim ama içinden sanırım iki tanesini henüz okumadım. Ama okuduklarıma göre konuşacak olursam benim için en iyi kitap Babam İflas Edince oldu. Yazar eğlenceli kalemini yine konuşturmuş ama bunun yanında duygusal sahneleriyle de gönlümü kazandı.
Bana göre en farklı kitabı buydu. Hem kurgusu hem de karakterleri benim için en iyileriydi. Verda karakterini sevmeyeceğimi düşünmüştüm aslında ama karakterin hem zeki hemde hazır cevaplığı sürekli suratımda bir gülümseme oluşmasına sebep oldu. Evet marka düşkünü olduğunu çok net okuyoruz ama itici şımarıklıkları yoktu. Hatta oldukça zeki cevaplara sahipti. Yazar bunu tam sınırda o kadar güzel dengelemiş ki, kendini bana sevdirdi.
Ve Murat, Asude karakterlerinden en en en sevdiğim adam. Kibarlığı, sahiplenici manyaklıkları en önemlisi makul bir adam olması ki bu makul bildiğiniz cimri yani 😂 kendini nasıl sevdiriyor anlatamam. Çünkü normal bir adam yani, her erkeğin verebileceği tepkilere sahip olması çok hoşuma gitti.
Her bölüm bir olaylı ve heyecanlı. Aksiyon hiç eksik olmuyor ve bu aksiyonun içinde bol komedi olması kitabı eğlenceli kıldı benim için. 
Romantik sahneleri okurken tam eriyip gidiyorum Murat için ama Verda bir anda öyle cümleler kuruyor ki gülmemek elde değil. Bu gülenlerden biri de emin olun Murat.
Kurgusunu, her şeyin ayarında olan abartısızlığını eğlenerek ve severek okudum.
Sanırım çok uzun zaman önce yazılmış bir hikayeymiş Babam İflas Edince ama benim için Asude kitapları arasında gönlümün birincisi oldu.
Aşırı severek, çok eğlenerek ve bazen duygusallaşarak okudum ve beni her bakımdan tatmin eden bir kitap bitirdim.
Tek istediğim tanışma sahnelerinin ve sonunda yaşanan olayların az daha uzun olmasıydı. Daha fazla okuma isteği oluşturdu bende. Onu dışında kitap tam ayarında olmuş.
Ayrıca @kitapgurmeleri kapsamında kitabın çekilişi devam ediyor.
Mutlu bir gün diliyorum. 😘
🍃

YORUM: ÇALIKUŞU | DANIELLE L. JENSEN

1/15/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Sözlerime bir trole de aşık olduk ya ölsem de gam yemem diyerek başlıyorum ve sonra da çok sevdiğim arkadaşım @torturetohersoul Derya'ya bu kitabın böyle biteceğini bile bile bana okuttuğu için ayrıca çok teşekkür ederiyorum. 😒Kızım benim gibi sabırsız bir insana yapılır mı bu yahu. 😂
Bayılarak okudum. Gerek kurgusu gerekse anlatım tarzı ve karakteriyle inanılmaz ilgi çekici, son derece merak uyandıran ve aşırı heyecanla ilerleyen bir kitap. 
Bir cadının trolleri beş yüz yıl önce yer altına büyüyle hapsetmesiyle başlıyor hikaye. Kehanete göre bu laneti kırmanın tek yolu ana karakterimiz Cecile. Arkadaşı tarafından kaçırıp altın karşılığında trollere satılınca Cecile kralın oğlu Tristan'la evlendirilir. Tüm heyecanda bundan sonra başlıyor. 
Çirkin trolleri okuyunca yarabbim dedim güzelim kızı pislik bir yaratıkla baş göz edecekler diye düşünsem de ıı cık olmadı.
Bir fantastik kitapta hem güçlü hem de eğlenceli bir karakter okumak çok eğlenceli oluyor.
O kadar komikti ki anlatamam. Hazır cevaplığına ve yapmaya çalıştıklarına bayılacaksınız.
Karakterlerin yaşlarının küçük olmasını sevemedim bir tek. Aslında yazar hiç yaşlarından bahsetmese cidden anlaşılmaz ama bazı olayların olması için sanırım bu yaş konusu böyle olmak zorundaydı. Ama hiç gözüme batmadı. 
Harika bir konusu var bence kitabın. Yazarın hayal dünyasına hayran kalmamak elde değil. Her doğaüstü varlığı okudum ama Trolleri böyle okumak cidden hoşuma gitti. Bambaşka bir konu olmasına rağmen kafamda her şey cuk diye oturdu yerine. Güçlü karakterlerle dolu bir kitap olması da ayrıca beni kendine bağladı. Cecile de en az Tristan kadar cesur ve hatta çoğu zaman ondan daha dirayetli bir karakterdi.
Okudukça her sayfa da yeni bir olay meydana çıkıyor ve heyecan hiç düşmüyor. Bir anlık bir kararla başladım ve bayılarak okudum.
Kitap bana @cacaoreading Çağrı'nın hediyesiydi ve bir kez daha teşekkür ederim canısı. 💞
@aspendosyayinevi umarım serinin devam kitapları için bizi fazla bekletmez. Tristan uzun süre aklımdan çıkmayacak. Ve tabii devam kitabı gelene kadar ben de büyük ihtimal meraktan gebereceğim.
Mutlu pazarlar. 😘

YORUM: HÜKÜM | CORINNE MICHAELS

1/12/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

B a y ı l d ı m ✨
O kadar çok sevdim ki anlatamam. 1.kitap 2.kitap diye ayırt edemiyorum çünkü tam kaldığı cümleden kitap devam ediyor. Ama ikisinide çok sevdim.
İlk kitap bittiğinde elimde iyiki ikincisi vardı. Yoksa ne yapardım bilmiyorum. Aslında biliyorum. Çıldırırdım ve kar kış demeden gidip alırdım. 😂
Hüküm, Avuntu'ya göre daha sağlam bir kitaptı. Her karakterin duygusu o kadar etkileyici bir şekilde oturmuştu ki, ben bile okurken sanki kendim hissediyormuş gibi emin olarak okudum.
Spoiler vermeden yorum yapmak cidden çok zor. Çünkü yaşanan şeylerden size örnek vererek anlatmayı deli gibi istiyorum ama tabii ki kendimi tutup bunu yapmayacağım.
Öncelilke ilk kitapta nefret ettiğim karakter demiştim ya, işte ondan bu kitapta nefret etmedim. Aslında herkesin kendi karakterini çok sevdim. Hatalı olanı da, kızdığımı da hep bir yerde anladım. Çünkü o kadar gerçek hissettirdiki bana sanırım aşırı benimsedim. Yazarın okuyucuya geçirdiği duygu harikaydı bence ve karakterleri cidden çok özenliydi.
Liam'ı bir kez daha takdir ettim. O sıcaklığı ve naifliği hala yerli yerindeydi ama bunun yanında kararlılığı ve yapmak zorunda olduğu fedakarlıkları okurken içim eridi. 
Ve Natalie, yaşadığı onca şeye rağmen ne istediğini bu kadar açık belli eden ve kararlılığından ödün vermeyen bir kadın karakter nasıl sevilmez. Böyle kadınları okumayı seviyorum.
Tüm duyguları aynı anda size yaşatan bir seri. Üzülecek, gülecek, kızacak ve affedeceksiniz. 
Beni hem duygusallağa boğan hem de aşırı gülümseten bir seri oldu. En önemlisi ben kitabı, hikayeyi ve karakterleri çok benimsedim. Yazarın diline ve tarzına bayıldım.
Umarım sevgili Kanes bizi tüm seriyiyle buluşturur. Her birini aşırı merak ediyorum. 
Çok severek okudum. Kesinlikle tavsiyemdir.
Özellikle @_buseguler_ ve @hsniye siz kesin okuyacaksınız. 😇
Çok şey söylemek istiyorum ama spoiler korkusuyla kendimi durduruyorum. O yüzden tavsiyemdir canlar. Beklemeyin. ❤
Mutlu günler. 😘

YORUM: AVUNTU | CORINNE MICHAELS

1/10/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

"Artık ağlama. Hiç ağlama. Ben bunun için eğitim almadım." - Liam
Eğer elinizde devam kitabı yoksa sakın okumaya başlamayın! diyerek sizi uyarıyorum. Son sayfalar falan değil. Bildiğin son cümleyle beni sinir hastası ederek merak içinde bıraktı ve bitti.
Kitabın arka kapağını okuduğumda biraz tereddüt etsemde inanılmaz severek okudum.
Sanırım beni kendini sevdirerek şaşırtan kitaplardan oldu. 
Hem duygusal, hem de o kadar samimiydi ki, bayıldım.
Bazı şeyleri kabullenemem diye bekliyordum aslında ama duygusal olarak bana dokundu ve daha sıcak bakmamı sağladı.
Karakterlerin samimiyetinden kaynaklı aslında çok sevmem. Çünkü bu tarz konuya sahip kitapları nedense pek normalleştiremiyorum ben ama burada farklı hissettim. Bana bir şekilde o samimiyeti verdiler.
Çektikleri acıyıda, karşı koymaya çalıştıkları duyguları da benimsedim. Gösterdikleri sabır ve özen en sevdiğim şeylerden oldu.
Natalie ve Liam ilişkisi özenli bir ilişki ve hakettiklerini düşünüyorum.
Tabii ki o sondan sonra ben hemen ikinci kitaba başlıyorum. Çünkü nefret ettiğim karakterin ağzının payını almasını hevesle bekliyorum.
Liam o kadar güzel ve nazik bir karakter ki bu tür kitaplarda görmediğimiz bir naifliğe sahip olması benim gönlümü kazanmasına sebep oldu.
Ben çok severek okudum. İkinci kitaptan sonra daha fazla şey söyleceğim biliyorum.
Tavsiyemdir. 🙏🏼

YORUM: GERİ DÖNÜŞ | JENNIFER L. ARMENTROUT

1/04/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - 1 yorum:

Sonunda Seth’in hikâyesini okudum. İlk çıktığında almama rağmen yazarı çok sevdiğimden elimde okunmamış kitabı olsun istiyorum hep. Melez Sözleşmeleri serisi kadar beni etkileyemese de Titan Sersinin ilk kitabı olan Geri Dönüş’ü de severek okudum.
Melez Sözleşmelerin de kendini beğenmiş, şımarık ve bir o kadar korkutucu Seth ile tanışmıştık zaten. Onu bazen çok sevmiş bazen de ölesiye nefret etmiştim ama sonunda yine gönlümü kazanmayı başarmıştı. Şimdi onun kendi hikâyesinin kapıları aralandı ve kitaba beklentim çok yüksek başladım.
Aslında bu türdeki çoğu kitaptan çok çok iyi bir anlatıma ve kurguya sahip ama… Kocaman bir aması var benim için.
Yazarın ilk okuduğum kitapları Lux ve Melez Sözleşmeleri serileriydi. Bunların üzerine fantastik türde yazdığı her kitabında beklentim çok yüksek oluyor ve ne yazık ki beklentimi karşılayamıyor. Birde konu Seth yani, zaten onun için merak içindeydim. Kötü değildi tabii ki kitap. Diğer iki seriyi göz ardı edersem çok iyiydi ama beynim sürekli tıkır tıkır bir kıyaslamaya giriyor ben napayım yani.
Seth’in gücünden kaynaklı sürekli bir aksiyon bekledim. Yani adam Apollyon sonuçta. Başlarda durgun başlayan kitap sonlara doğru baya heyecanlandı aslında ama o zaman da kitap bitti.
Eski karakterlerden daha fazla insan görmek istedim. Tabii ki vardı ama yine de beklediklerim değildi. Bence onlarda bir yerden sonra dâhil olmalı diye düşünüyorum.
En sevdiğim kısımlar Seth’in şebeklik yaptığı ve imalı konuştuğu tatlı halleriydi. Birde kendiyle ilgili onu bu kadar açık okumak çok hoşuma gitti. Kendi hakkında düşündüklerini ilk defa duyup hissettim ve Melez Sözleşmelerinde ne hissettiğini çok merak ederdim.
İkinci kitaptan daha umutluyum. Sanırım ilk kitap biraz bağımsız okumak isteyenler için adapte olunması açısından açıklayıcı olsun diye durgundu.
Serinin ikinci kitabının Seth’e daha yakışır olmasını diliyorum. Cidden çok sevdiğim ve merakla beklediğim bir karakterin hikâyesinin böyle durgun devam etmesini istemiyorum ama umutluyum. Sadece biraz daha aksiyon, yoksa Seth böyle kalabilir. O kadar kendini beğenmiş ve tatlı ki…
Yazarın tüm kitaplarına sahibim. Son çıkan 2 yenisini de Cumartesi Adana fuarından alma planım var. Yazar ne yazsa okurum diyorum hep ama Seth’i böyle yazmasın yani. Aksiyon bekliyoruz burada bol heyecanla birlikte.  Umarım öyle de olur.
Mutlu günler.

YORUM: TAKVİM KIZI - ŞUBAT | AUDREY CARLAN

1/03/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Hiç eksilmemiş atarımla birlikte selamlar.
Takvim Kızı’mız Şubat ayını da geride bıraktı. Beni cinnete getirdi aynı zamanda. Yazara sormak istiyorum hayır bu neyin kafası. Sen git ilk kitaba Wes gibi bir adamı koy. Üstüne birde aralarında duygusal bir bağ yarat. Biz ortalıkta Wes diye sürünelim. Gururlu kız Mia’nın –ben ona #nefretimsinMia diyorum- adamın teklifini reddedip eskortluğa devam etmesini bir yere kadar kabul ediyorum. Sonuçta kurgu itibari ile olmak zorunda ama kızım senin beynin nerende acaba diye sorarlar arkadaş.
Şubat ayında yazar birde dünya tatlısı bir Fransız sokmasın mı kitaba. İsmi de Alec bu arada. Böyle tatlı, şirin sevilesi bir tip kendisi hatta. Kitapların gidişatından anladığınız gibi her gelen adam bir öncekinden daha dehşet bir şey çıkıyor. Mia güya para için işine devam ediyor ama yani bence daha ilk kitapta niyeti bozdu bu kız. İş bahane ki buda benim sinirimi çok pis bozuyor.
Yine keyfi yerinde hanımefendinin tabii ki ve Fransız beyimiz kendisine güzel bir aşk yaşatıyor.
Şimdi böyle atarlanıyorum ama kitap çok güzeldi. Benim atarımın tek sebebi West. Her kitaba bağımsız bir gözle bakacak olursam son derece eğlenceli ve ilginç bir şekilde seri devam ediyor. Bir solukta hevesle ve merakla okuyorsunuz. Bir de sinir krizi geçiriyorsunuz unutmayalım. Her çıkacak kitapları iple çekiyorum. Mia yeni macerası için başka bir şehre giderken bu sefer beni neler bekleyecek diye kuduruyorum.
Farklı, çok eğlenceli ve kafa dağıtmalık kitaplar. Yetişkin içerikli sahneler var ilk kitapta dediğim gibi. Hala sonuna kadar Wes diyorum tabii ama yani Alec’in de hakkını yiyemem. Adam tavırlarıyla tam bir Fransız’dı. Kendini bana en az Wes kadar sevdirdi. Sevmediğim tek kişi sizinde anladığınız gibi Mia.

Mart ayını şimdiden iple çekiyorum ben. Mia ile hiçbir alakası yok üstelik. Tamamen yeni karakter merakı valla. Üstelik içimden bir ses bu adam çok fena olacak diyor.

YORUM: KALEYDOSKOP KALPLER | CLAIRE CONTRERAS

1/03/2017, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Sevilesi klişe kitaplarda bugün Kaleydoskop Kalpler var.
Son zamanlarda güzel kitaplar okuyorum ve keyfim pek bir yerinde. Hepimizin çok fazla okuduğu en yakın arkadaşının kız kardeşine âşık olan adam ve ona umutsuzca tutulan kızın hikâyesi. Konusu bilindik evet ama bence anlatım ve karakterleriyle çok sevilesi bir kitaptı. Özellikle karakterler kitabı en çok sevmeme sebep olan şeydi.
Zaten arka kapakta benim en sevdiğim yazarlardan olan Calia Read yorumu da var. Çok tatlı samimi bir aşk hikâyesi okudum. Tüm duyguyu size hissettiren sonuna kadar o samimiyeti veren ve gülümseten bir kurguya sahip.
Harika diyemem ama çok severek okudum. Yazarın dilini ve yarattığı karakterleri inanılmaz sevdim. Sıradaki kitabı çok fazla merak ediyorum.
Ve Oliver, kahretsin ki yine bir kitap karakteri kalbimi 12’den vurdu işte. Onun o serseri ama düzenli tavrı üstüne birde afili sözleri sürekli gülümsememe sebep oldu. Üstelik kendisi bir doktor. Kitabı sevdiren kısımlardan biri de özellikle erkek karakterlerin hepsinin normal bir işe sahip olmasıydı. Kadınlarda öyleydi ama böyle romantik kitaplarda hep aşırı zengin adamlar görmekten ciddi anlamda bıkmıştım ben. O yüzden normal sabah akşam çalışan ve mesaiye kalan karakterleri görünce benimseyip daha çabuk kabulleniyorum ve çok daha fazla seviyorum.

Umarım devam kitabı içinde çok beklemeyiz.