Subscribe

Okuma Etkinliği - 7 || Gençlik Hatırası - Ece Altınkaya | Yorum

8/05/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Yine güzel bir kitabın etkinliğiyle karşınızdayım. Sihirli Kitaplık ile Okuma etkinlikleri sayfamızdan çekiliş ve merak ettiğiniz her şeyi takip edebilirsiniz. Tık, Tık

Gençlik Hatırası, sizi alıp başka diyarlara, farklı zamanlara sürükleyen bazen iyi bazen kötü anılarınızın canlanmasına sebep olan duygu yüklü bir kitap. Gençliğin verdiği heyecan, tutku ve kalp kırıklıklarının içimizde yarattığı yıkımları gün yüzüne çıkaran, ama her şeye rağmen iyi yaşadığını hatırlatan bir kitap. 

Nefes kadar yakın ama bir o kadarda uzakken ve bir sürü engel varken önlerinde gencecik yaşlarında nasıl sahip çıkacaklar aklarına.

Peri ve Ateş, masal tadında bir aşk hikayesine sahip olan çiftimiz. Okurken gerçekten karakterlerin var olmasını düşündüğünüz, her bir satırda sizi hayal etmeye zorlayan bir çift. Gençlik yıllarının en güzel zamanında tanışan Peri ve Ateş'in aşkı öyle bildiğimiz geçici çocukluk aşklarından değil. Gerçek aşkın küçük kalplerine filizlenmek üzere tohumlarını attığı genç aşıklarımız.

Sesli bir şekilde söylemesek bile evet, öyleydik, Birbirine deli gibi âşık, iki masum çocuktuk.
Gül Peri, sessiz sakin bir kız. Yaşının ona verdiği en temiz yıllarında, tertemiz masum bir kız. Her zaman ki gibi okuldan çıktığı bir günde Ateş'i görür ve ilk görüşte aşık olur. Ama Peri'nin Ateş'e kavuşabilmesi için geçirmesi gereken zaman atlatması gereken zorlu yollar vardı.
Ateş ise adının hakkını veren karakter. En sevdiği şey Fotoğrafçılık olmasına rağmen babasının isteği üzerine mühendis olmaya zorlanır. Asi ve tehlikeli ama kocaman yüreğe sahip...
Ateş'i anlatan en güzel kelimeler bence.

Peri'nin en yakın arkadaşıyla kuzen olan Ateş onu okuldan almaya gittiği bir günde Peri için artık hiç bir şey eskisi gibi olmaz. Aklından çıkmayan bu çocuğu görmek için her şeyi yapacak olan Peri, sabırsızlıkla geçirdiği bir zaman sonra sonunda onunla yeniden karşılaşır. Buket'in doğum gününde Peri ve Ateş ikilisi artık tam anlamıyla hikayeye dahil olur.

Peri Kızı sen bana bakma, ben senin baktığım yöne olurum.
Şimdi size her bir detayı, her fısıldadıkları cümleyi anlatmak istesem de yapmıyorum. Çünkü ben sayfalarca da yazsam sizin okumanız gerekecek. Kısaca toparlamam gerekirse.
Dolu dizgin bir gençlik aşkı. O yılların verdiği heyecan ve karmaşa. Yaşları küçük ama aşkları büyük olan çifti okurken kendiniz kaybediyorsunuz. Neden mi? Çünkü yazarımızın kalemi o kadar sağlam ki, bir an bile kurgu olduğuna inanamadan, sanki eski bir film izler gibi,sanki onun içindeymişsiniz gibi zaman akıp gidiyor.

Ve siz bu buruk aşk hikayesine öyle bir kapılıyorsunuz ki, sonunda aklınızdan çıkmayacak şekilde yer eden bir masala dönüşüp kalıyor.
İçime oturan hatta oraya yerleşen öküzü söylemeden geçemeyeceğim. Uzun, çoooookkk uzun bir süre oradan gideceğini zannetmiyorum. Belki serimizin hepsini okuduğumda kendime gelirim.

Lütfen ağlama Peri Kızı, o akıttığın göz yaşları kadar değerli değilim ben.
Kitabın son sayfalarında resmen tırnaklarımı yerken, kitap bittiği anda ne zaman ağladığımı hatırlamadığım bir zaman da şok olarak kapattım son sayfayı. Ben ki dram okumayan bir okuyucu, çünkü asla dayanamam uzun bir süre kendime gelemiyorum ama bu kitap beni mahvettiği kadar mest de etti. 
Masal gibi okutan ama bir o kadar da gerçekmiş gibi yaşamanızı sağlayan Gençlik Hatırası bence türünün en güzel kitabıydı. Yazarın kalemine hayran kalmamak elde değil. Buradan söylemezsem asla olmaz, yazarımızla aynı şehirdeyim ve içimdeki bu öküz kalkmazsa evini basmayı düşünüyorum :) duyurulur.

Kitaptaki sevgili radyo spikeri seni parçalamak istiyorum. Ayrıca bazı karakterler var ki öldürme modundayım kitap bitti hala çıkamadım.

Eski şarkılar ve unutulmaz şiirleri görmek de çok güzeldi. Bence harika düşünülmüş bir farklılıktı.

Sizin içinize sızacak en derinlerinize yerleşecek ve hafızanızdan asla silinmeyecek silinmeyecek bu hikaye kesinlikle tavsiyemdir. Okuyun...



Masum bir masalın içinde çok sevmişlerdi. Peri Kızı ve Ateş Böceği...
Birbirlerine bir kalp atımı kadar yakın olup, okyanus aşırı kadar uzakken.
Yeryüzünde, insanlık tarihi kadar eski, yeri göğü yakacak kadar heyecan verici; ey AŞK! Ve yaşamaya devam ettikçe, o da bizimle birlikte var olacak.
Çocuk yaşlarımın sonu genç kızlığımın başıydı. Başımda kavak yellerinin estiği, rüya gibi yıllardı. Henüz lisedeydim. Ve kalp kırıklığından henüz bihaberdim. Bir gün okulun çıkışına o geldi. Adı Ateş'ti. Adı gibi yakıp kavuran koyu renk bakışları, asi tavırları ve o tavırlarına inat gülümsediğinde amansızca ortaya çıkan can yakan gamzeleri vardı. Ansızın gelmiş ve benim tekdüze çarpan yüreğimi alıp kendi yörüngesine fırlatmıştı.
Ateş çenemden tutarak başımı tekrardan kendisine doğru kaldırmıştı. Güven veren ve ışıldayan bir gülümsemeyle bana bakmış "Ve eğer senin için kokum, biraz olsun senden bana esen ve beni serseme çeviren kokun gibiyse, şu zavallı kalbim mutluluktan çıldırabilir..."
Kocaman açılmış gözlerimle ona bakmıştım.
"Ben nasıl kokuyorum ki"
"Aşk gibi..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder