Subscribe

Okuma Etkinliği - 6 || Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones | Yorum

7/27/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -

Harika bir kitapla bir okuma etkinliğiyle daha karşınızdayım. Yeni konuğum ARKADYA BİTTERDEN çıkan ilk kitap Senin Yerinde Olsaydım.
Arkadya yayınlarının yetişkinlere yönelik kitpaları bundan sonra Arkadya Bitter adı aldında çıkacağını duymayanınız kalmamıştır. Gelelim kitabımıza. 

Kitap yetişkinlere yönelik olmasına rağmen beni boğacak derece aşırı cinsellik yoktu. Bence her şeyden çok içinde gizem barından bir kitap. Aksiyon ve macera dolu bir şeylerin yanında gizemli ve merak uyandıran bir şeyler okumak istiyorsanız kitap tam size göre.

Oldukça akıcı bir anlatıma sahip olan bu kitaba başladığımda açıkçası klasik bir şeyler beklediğimi itiraf ediyorum. Ama kitap beklediğim çok üstüne çıkarak beni acayip şaşırttı itiraf ediyorum. Serinin isminden de anlayacağınız gibi her şey bir günlükle başlıyor. Konusundan size spoi vermeden kısaca bahsedeceğim.

Sara bir öğretmen, arkadaşının kendi evinde unuttuğunu sandığı günlüğü okumaya başladığında her şey bir anda değişip sıkıca hayatı yerine bambaşka iş ve olayların içinde buluyor kendini. Hiç beklediği şeyleri okuyunca Sara arkadaşının nasıl böyle şeyler yaşadığını kabullenemiyor ama okumaya da devam ediyor. Taki arkadaşı günlüğün ona ait olmadığını söyleyene kadar. Bunun öğrendiği anda günlüğün sahibinin nerede ve ne yaptığını merak etmeden bir günü bile geçmiyor. Çünkü günlükte yazılanlar merak uyandırıcı ve bazen itici olmasına rağmen Sara kendini tutamıyor ve araştırmaya başlıyor.

Çünkü günlük çok özel anların yazıldığı bir günlüktür ve Sara bunun başkalarının ellerine geçmesini istemez ve Rebacca'ya (günlük sahibi) ulaşıp günlüğü vermeye kararlıdır.
Arkadaşının günlüğü bulduğu depoya gidip sahibi hakkında bir kaç bilgi edinen Sara hiç vakit kaybetmeden bulduklarıyla harekete geçiyor. Bir sanat galerisinde çalışan Rebacca'yı bulma çabası onu farkında bile olmadan Rebacca'nın hayatının tam içine sürüklüyor.
Öncelikle çekici ve karanlık patron Mark ile tanışıyoruz ki ben kesin ikisi arasında bir şey olacak ve Mark'dan şüphelenmeye başlamışken yazar bir anda yakışıklı ünlü ressamı Cris ile tanıştırıyor bizi.
Yoğun duygularla Cris'e karşı bir çekim hissetsede Mark ile de garip bir şey oluyor. Adamdan etkilenmemek elde değil ki Sara'da aynen böyle hissediyor.

Pek iki erkek arasında kalıyormuş izlenimi vermedi bana ama iki erkek de gizli bir şeylerin içinde ve neler olacak diye tırnaklarımı kemire kemire okudum.

Kitap acayip gizemli bir kitaptı bence. İlk sayfasından son sayfasına kadar bitmek bilmeyen bit merak eşliğinde okudum. Bazen o kadar stres oldum ki meraktan anlatamam size. Her satırda Rebacca kim? Bu kız nerede? Günlükte ki adam kim diye çıldırdım...
Kafam karmakarışık halde bitirdim kitabı ve ikinci okuyamazsam eğer kesin çatlarım. Ayrıca Sara'nın komşusu bir gitti kız nerede acaba? Rebacca nerede? Günlükte ki adam kim? Cris iyi mi kötü mü? Mark gerçekten karanlık bir adam mı?

Anlayacağınız kafamda deli sorularla biten kitap ve o son. Ah nasıl bir sondu delirdim ve delirceksiniz?

En kısa zamanda diğer kitapları da okumak istiyorum, umarım fazla bekletmeyiz.
PUANIM:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder