Subscribe

KGBT 18.Tur || Karanlığın Külleri - İlknur Birdal | Yorum

10/08/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Bir adam, küllerinden yeniden doğabilir mi?Ve bir kadın, zifiri karanlık bir yüreğe ne kadar dokunabilir?Kalbini korumak için acımasız birine dönüşen bir adam ve aşkı için savaşmayı seçen bir kadın. Afra ve Devrim'in amansız mücadelesi...Amansız bir mücadeledir aşk; kendinle savaşırsın, duygularınla savaşırsın, sevginle savaşırsın.Bir an gelir ayrılıkla savaşırsın. acısıyla, yokluğuyla, özlemiyle savaşırsın. Amansız savaşın hiç bitmez aslında. Aşık olduğunda savaşmayı göze almalısın. "Seninle ben olmayacak Devrim biz olacağız. Bir bütün olacağız. Hem de öyle güzel olacağız ki, bakan hayran, duyan aşık olacak."

 Herkese merhaba, uzun bir aradan sonra yorumumla geri geldim. Acayip yoğun bir dönem içerisinde olduğum için pek fazla yorum giremiyorum ama elimde geldiğince boş vakitlerimde ağırlık vermeyi düşünüyorum. Gelelim kitabımız hakkında ki düşüncelerime.
Bir adam düşünün ki yaşadığı acılar onu karanlığın en derinlerine hapsolmaya mahkum etmiş. Gözü kimseyi görmeyen, görse de inanmayan bir adama dönüşmüş. sert ve duygusuz bir adam. Devrim'i okurken yaşadıklarının verdiği acıyla bu adama dönüşmesine hak vermeden edemiyorsunuz.
Ama sonra adamın hayatına bir kadın giriyor. Daha doğrusu kendini zorla sokmaya çalışıyor demek daha doğru sanırım. Uzun bir zaman Devrim'i uzaktan ve karşılıksız seven Afra adamın hayatına damdan düşer gibi indiğinde Devrim'i alt üst eder. tabii ki bu başlarda bu kadar kolay olmayacaktır tahmin ettiğiniz gibi.
"Seni gerçekten istiyorum Afra.Nefesinin nefesime karışmasını, yanı başımda olmanı istiyorum."
Devrim sürekli Afra'yı kendinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapar. Hatta bazı zamanlar o kadar çirkinleşti ki adama yuh demeden duramadın. Tamam istemiyorsun anladık da bu kadar da olmaz diyorsunuz.
Ve Afra hiç vaz geçmedi. İstediğini elde etmeye çalışan aşık bir kadın olarak adamın her çabasını geri püskürtmeyi başardı ta ki artık dayanamayacağı şeyler olana kadar.
Afra kendine hakim olmayı çok uzun süre beceremez ve Devrim'in kapısına gittiği bir gece işler ikili içinde farklı bir boyuta geçer. Ama işin kötü yani yaşanan şeyden dolayı Devrim Afra'ya olan hislerini fark etmeye başlarken kadını kendinden uzaklaştıracak büyük bir hata yapar farkında olmadan.
"Seni yalnız bırakmayacağım,. gidersem kahrolayım."
İşler bundan sonra biraz daha duygusal ama yer yer yüzümü güldüren sahnelerle doldu. Çiftimiz acı çekmesi her ne kadar hoşuma gitmese de Devrim'in şapşal çabalamalarını okurken çok eğlendiğimi söylemeden geçemiyorum. Adam uzun zamandır bir ilişki yaşamadığı için ve o çenesini bir türlü tutamadığından işleri iyice çıkmaza sokmayı başarıyor ama yine de istediğini elde etmekten geri kalmıyor beyimiz. Şanslı herif diyorum ben ona.
"Sensin... Amacım da hayatımın anlamında sensin..."
Kitap son derece akıcı benim tek sorunum daha önce ilk kitabı okumamış olmam oldu. Kitapta bir çok karakter var ve onlar hakkında ilk kitapta öğrenilmesi gereken şeyler var bence. Bu konuda sıkıntı çektim sadece. Fuardan alacaklarım arasına ekledim bende hemen.
İlk kitabı okuyanlar zaten ikinciyi de kaçırmaz diye düşünüyorum. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder