Subscribe

BEKİR - IŞIL'CA || YORUM ve ALINTI

11/09/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Yaşam, Umut Üzerine Kurulan Camdan Bir Dünya...
                                                                           Aşk; Bekir'in kaderine yazılmış bir vuslattı ve savaşmadan bu aşka ulaşamayacaktı. Yıllar boyu sadakatle savaşacak, ruhunun karanlığını aşkıyla aydınlatacaktı... Her şeye rağmen sabırdı aşkı...
Ne geçmişi... ne geleceği... ne umutları yön verecekti hayatına. Dua olacak bir cümle girecekti ailem diyeceği insanlarla karanlık çökmüş öksüz ruhuna...

İyiyim... İyiyiz... Biz hep iyi oluruz...
                       Yıllarca içini kemiren kimsesizliğe, ailem diyeceği, uğruna canını vereceği insanlarda bulduğu sevgi cevap verecekti.

Kan olmak değildi mesele... Mesela can olmaktı...

Herkese merhaba, Tüyap'ı atlattım evime geldim ve yorgunluğumu atmaya çalışıyorum. Gitmeden önce Bekir'i bitirmiş, alıntılarımı hazırlamıştım. Dinlendim ve yorumumla birlikte sizlerle paylaşmak için buradayım. Gelelim kitabımıza.
Duygu, Ali'm dedik ve sonunda yazarımız bizi Bekir'le de kavuşturdu. Darısı Sedat'ın başına.
Kitabın ilk satırlarına bayıldım. Bekir'in ağzından gençlik zamanlarını başına neler geldiğini ve askerde neler yaşadığını okuyoruz. Özellikle askerlikte yaşadıkları çok güzeldi. Dursun, Durmuş ve Sedat'ın orada tanıştıklarını duymuştuk ama detaylarla anlatılmasını ben çok beğendim. Kitaplar birbirinden bağımsız da okunabilir ama ben seri olarak okumanız taraftarıyım daha heyecanlı oluyor bence. 
Bekir, daha genç yaşta dayısı yüzünden pis işlere bulaştırılmış. Bir kere işin içine girdin mi bir daha çıkılmaz düşüncesine de sahip olunca artık geri dönüşü yoktur. Selma ile tanışmalarını hiç böyle tahmin etmemiştim. Tahmin etmediğim bir şekilde olması da ayrı bir hoşuma gitti. Bekir'in kızın peşinden koştuğu sahneleri çok severek okudum.
Ayrıca Sedat ile tanışmalarını da çok beğendim. Büyük aşklar kavgayla başlar cümlesinin aksine büyük dostlukta kavgayla başladı ve Sedat'ın milleti pert ettiği sahneler de çok eğlendim. Ali'im bu kitapta daha bir başkaydı. Her zaman en neşeli adamım olsa da burada Bekir ile yakınlaştıkları sahnede inanılmaz etkilendim.
Durmuş ve Dursun ah bu ikili beni mahvetti. Her kitapta yer almalarına o kadar çok seviniyorum ki. Gelmiş geçmiş en iyi yan karakterler bence. Kitaplara başka bir neşe ve eğlence katıyorlar. Konuşmaları ve bitmez bilmez didişmeleri beni benden aldı yine.
Ve Duygu, ah...
İşte bu sahneler kitabın en can alıcı noktalarıydı. Hep duygunun başına gelenleri üstü kapalı okumuş ona rağmen o kadar etkilenmiştim ama Bekir'in ağzından o anları okurken gözlerim dolu dolu tüylerim diken diken oldu.
Bekir'den bunları dinlerken bu derece etkilendiysem Sedat'dan duyduğum zaman kendimi kaybedeceğim herhalde diye düşünüyorum.
Işıl'ca benim ilk okuduğum Türk yazarlardan. Kalemini gerçekten beğendiğim sayılı yazarlardan oldu kendisi benim için.
Kitabı çok severek okudum. Başka şartlarda olsa  Bekir ana karakter diğerlerinin bu kadar baskın olmasını sevemedim diyebilirdim ama bu kitaplar ve karakterler için böyle düşünüyorum ne yazık ki. Hepsinin bir arada olmasını seviyorum. Sadece Bekir ve Selma'ya odaklanılmasını sevdim. Onlar arka plandamıydı tabii ki hayır bence olması gerektiği kadardı. Zaten biz diğer kitaplarda uzun süre aşklarını birbirlerinden uzakta yaşadıklarını biliyorduk. Bu yüzden ben hepsini bir arada okumaktan zevk aldım. Geçmişte neler olup bittiğini öğrenmekte çok hoşuma gitti.
Ben kitabı severek okudum umarım sizde beğenirsiniz. Hoşuma giden bir kaç alıntıyı da sizlerle paylaşıyorum. 
Unutmadan söylemek istiyorum. Benim ilk kitabın hatalı çıkmıştı ve bunu İndigo'ya bildirdiğimde bir gün sonra kitap ellerimdeydi. İlgilerinden ve müthiş hızlarından dolayı yayınevine kocaman teşekkürler.
Bol kitaplı günler...
 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder