Subscribe

ÇARPIŞMA - GAİL McHUGH || YORUM

11/05/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Zihni, bedeninin zaten bildiği şeye karşı amansız bir savaş veriyordu. Onu istiyordu… Hem de çok.
Emily Cooper, üniversite mezuniyeti ve annesinin zamansız ölümünden sonra yeni bir başlangıç yapmak için New York’a taşınır. Sevgilisi Dillon Parker da özenli, sevimli ve Emily’nin tam istediği gibi bir erkek olmaya çalışmaktadır.
Karşı konulamayacak kadar seksi, zengin ve adı çıkmış çapkın Gavin Blake, Emily’nin hayatına girdiğindeyse her şey değişecektir. Genç kadın hislerini inkâr etmeye çalışır fakat Bay Uzun Boylu, Esmer ve Yakışıklı onun peşini kolay kolay bırakmayacaktır. Bu beklenmedik karşılaşma Emily’yi hayatını sorgulamaya, arkadaşlıkları yıkıp kalpleri kıracak ve hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar almaya zorlayacaktır…
“Çarpışma olağanüstü bir aşk hikâyesi… Seksi, duygusal ve unutulmaz. Gavin Blake kalbinizi çalacak.”
-A. L. Jackson, New York Times çoksatan yazarı-
“Çarpışma beni ilk satırından etkisi altına aldı, bir daha da bırakmadı. Gail McHugh sizi duygular diyarına götürecek ve bir sonraki kitap için yalvartacak!”
-Tara Sivec, USA TODAY çoksatan yazarı-
“Beni kendine âşık edecek bir kitap dilemiştim… Fazlasını buldum…”
-Maryse’s Book Blog-
“Gail McHugh beni hem altüst eden hem de duygusal girdaplara sürükleyen bir aşk üçgeni kaleme almış. Kendinizi hazırlayın çünkü bu roman içinizi titretecek.”
-E. L. Montes, USA TODAY çoksatan yazarı-

Merhaba, yeni bir yorumla birlikte ben geldim. Kitabı çok ama çok kısa bir sürede bitirdim. Hatta sanırım kendi rekorumu bile kırmış olabilirim diye düşünüyorum. Ama bunun sebebi kitaba bayılmam, aşık olmam, ölüp bitmem gibi çekici sebepler olmadı ne yazık ki.
Kitap okurken hepimiz bazı karakterlere aşık olup bazılarından deli gibi nefret ediyoruzdur mutlaka. Onlara karşı illaki bir kaç duygu besliyoruz sanırım. Ama Çarpışma sanırım beni sinir hastası yaptı. Yahu cinnete gelmeden bu kitabı okuyanınız olduysa lütfen bana yazsın çünkü sabrına gerçekten hayran olduğumu söylemek istiyorum.
Arkadaş, o nasıl bir kadın karakter. O nasıl bir korkak ve saçmalayan bir kadın. Benim sinir hastası olma sebebim. Elime verseler bir kaşık suda öldürürüm dediğiniz bir karakter var mı? Yaşasın! Benim artık var. Kendisi Emily oluyor.
Erkek karakter kitabı tek başına götürdü resmen. Bir karakter beni kitaptan soğuturken bir diğeri beni kendine bağladı. Çok şükür Gavin var diyorum, ne diyim!!!
Arka kapağında da yazdığı gibi Emily üniversiten mezuniyeti ve annesinin ölümünden sonra erkek arkadaşı Dilion -pislik- Parker'ın yaşadığı şehre taşınır. Üniversiteden arkadaşı Olivia ile aynı evde kalan Emily, Dillon'a o kadar bağımlı ki beni delirmekten başka bir işe yaramadı. Tamam kötü şeyler yaşadın kızım da bu nedir ya insan gözünü hiç mi açmaz. Bu kadar mı saf salak olur bir insan da her şeyi herkes görürken bir tek kendisi görmez. Adam tam anlamıyla pisliğin teki.
Dillon dışarıdan dört dörtlük bir erkek arkadaş. Emily'e zor zamanlarında destek olmuş, sevgi dolu yakışıklı, zengin. Bir kızın arayıp da bulamadığı şeyler kendisinde mevcut. Ama şöyle de bir şey var ki, adam kendini o kadar açık etmesine rağmen kızın bunları anlamaması beni delirtti resmen. Emily resmen etrafına at gözlükleriyle bakıyor.
Bu tavrı Gavin Black ile tanışana kadar sürdü. Gavin aşka inanmayan yakışıklı adamımız. Başına gelen şey yüzünden kadınlara hep bir temkinli yaklaşmış ta ki Emily'i görene kadar. Gavin ne istediğini bilen be istediği şeyin peşinden koşan bir adam. Emily ile yolları hiç beklemediği bir şekilde takrar tekrar kesişir ve ikisi içinde birbirlerine karşı koymak neredeyse imkansız hale gelir.
Yakınlaşmaları uzun sürmüyor kaçınılmaz son gerçekleşiyor ama gelin görün ki Emily işte biiz mahvediyor. Daha ne yapabilir dedim ama inanın kadın beni dehşete uğrattı salaklığıyla.
Bir karakter için kitaptan nefret ederken diğeri için çok sevdim. Eğer Gavin bu kadar sevilesi bir adam olmasaydı kesinlikle Emily yüzünden bu kitabı elime almazdım. Kitap öyle bir yerde bitti ki ikincisini merak etmemek elde değil. Neler olacak diye çok heyecanlıyım evet ama aklımda hala Emily'i öldürme planrı da kurduğumu itiraf ediyorum.
Sinirlerinize hakim olabiliyorsanız eğer hemen kitabı okuyun. Sırf Gavin için bile tavsiye ediyorum. Tüm tam puanlar benden Gavin'e ve tabii ki eksilerde Emily'e.
Umudum ikinci kitaba. Umuyorum ki kız biraz akıllanır. Umuyorum ki -lütfen öyle olsun- birazcık kendine güvenir ve ayaklarının üzerinde durup hayatına yön verir. Saf salak tavırları beni çok sıktı. Gerçekten Gavin'in muhteşemliğiyle ilerledi ve tek başına götürdü kitabı adamcağız. O kadar çektiği şeye rağmen, aklımda sürekli keşke başka birine aşık olsa düşünceleri döndü durdu.
Kitaptaki diğer karakteri çok sevdim. Arkadaş çevreleri çok güzel ve fazla abartılmamıştı. Dillon bile bir yerden sonra katlanır bir vaziyet aldı ama Emily alamadı nedense. Umarım ikinci kitapta kendisini azıcık severim. Sevmek istiyorum. Kitabı beklete beklete okumak bu güne nasipmiş. Keşke ikincisi çıktıktan sonra okusaydım diyorum. Belki sinir krizleri geçirmezdim :) Çok fazla uzadı yorum ama yazsam yazasım var daha, kısa kesiyorum artık ve bol kitaplı günler diliyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder