Subscribe

GÖZLERİNDEKİ CANAVAR & RUHUMDAKİ CANAVAR - J.M.DARHOWER || YORUM

11/13/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Ignazio Vitale iyi bir adam DEĞİLDİ.
Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü...
Büyüleyici ve ürkütücü...
İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey...
SAPLANTI.
Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar... Gözlerindeki karanlık ürkütücü ve heyecan vericiydi. O yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti.
Ondan NEFRET etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu SEVMEME engel olmuyordu.

Ben iyi bir adam değilim. Değilim işte. Biliyorum.
İçimde, dünyada en ufak ışık zerresi bile bırakmayacak kadar karanlık var. Ama zarar veremeyeceğim biri var, söndürmeye cesaret edemediğim tek bir ışık...
KARİSSA.
Benim bir canavr olduğumu düşünüyor ve belki de öyleyim. Onu her dokunuşumla ürkütüyor, ruhuna işkence ediyorum. Ama ben tek değilim. Dünya canavarlarla dolu ve en tehlikelileri ben değilim.
Onların yanına bile yaklaşmıyorum.,Tanrı bana yardım etsin ki onu SEVİYORUM.
Seviyorum işte.
Ve Tanrı, onu benden ALMAYA çalışan herkese de yardım etsin.

Herkese merhaba. Ruhumdaki Canavar bitti. Daha önce Gözlerindeki Canavar kitabı için girdiğim yorumumu da alıp tek bir yere toplayayım dedim. O zaman hemen kitaplarımızın yorumlarına geçelim. Bu seriyi okurken stresli bir okuma zamanı geçiriyorum ben nedense, ilk kitapta da böyle olmuştu. Aşırı derecede beğenmeyen olmasına rağmen ben severek okumuştum. Aynı şey yine ikinci kitap içinde geçerli. Kitapların kurgu olduğunun bilincinde olarak okuduğumda çok da takılmıyorum açıkçası. Yaş konusu fazlasıyla olay olmuştu ki bende aşırı yaş farkına bir sürü kitapta karşıyım özellikle Türk kitaplarında ama kurguda bir amaç varsa eğer ki bu kurguda kesinlikle var o yüzden bazı şeyler olması gerektiği gibi ilerliyor ve ben seriden oldukça memnun kaldım.
İlk olarak Gözlerindeki Canavar yorumuyla başlayalım.
"Sana söyledim Karissa. İnsanların içini okurum.Sen, kendini akışa bırakıp rüzgarın seni götürdüğü yere gitmeye meyilli birisin.Bende yere iniş yapacağın uygun bir yer seçtim."
-Vitale
Gözlerindeki Canavar son zamanlarda hızla depar atıp bir sürü kitabı arkada bırakarak ilerleyen bir kitap. Sosyal medyada bloglar da hakkında iyi olduğu kadar kötü de yorumlar alan bir kitap. Peki ben bu kitap hakkında neler düşünüyorum. Hadi başlayalım :)

Esas adamımız İgnazio Vitale kısacası Naz iyi bir adam değil gerçekten kötü kendisi.Fakat bunu sebebi son zamanlarda okuduklarımızdan farklı, kadına manyak gibi davranan adamlar gibi bir tip beklemeyin. Vitale başka çünkü Vital'in bir amacı var.

Son zamanlarda fazlasıyla artış gösteren -ki bence fazla derece arttı- bu tarz romanlar arasında Gözlerindeki Canavar başka konusu sonrada karakterleriyle ilk sıralara yükseldi.
"Vitale... Kısa bir süre önce ona Naz diye hitap etmem konusunda ısrarcı davranmış olsa da adı Ignazio Vitale idi.Ve aklımı başımdan alan, beni elde eden ve eriten kişi Naz'dı. Gerçek Ignazio'yu tanımam uzun sürmemişti ve Vitane ile karşılaştığımda kaçıp gitmek için artık çok geçti."
-Karissa
Başlarda Karissa'nın ağzıyla anlatılan sahneyle başlayan kitapta "nasıl bir manyak bu" diyerek düşüncelere dalıp sonunda "adam haklı" diyerek bitirdim kitabı.Daha kitabı elime almadan hissettiğim şey adamın katil olduğuydu ki pek de haksız sayılmam.

Kızın 18 adamın 38 yaşında olması bana "oha" dedirtmedi değil. Bu kadar da yaşa farkı saçma artık diyordum ki yazar pat diye ona da bir açıklama getirince bu düşünce geldiği gibi de gitti. Çünkü gerçekten yaş farkı olmasının da bir sebebi var ve emininki sizde benim gibi öğrendiğinizde bu durum o kadar gözünüze batmayacaktır.
"Her hangi bir şeyi ortasında bırakıp giden bir adam değilim ben. Eğer biraz daha ileri gidersem, eğer şimdi bırakıp gitmezsem ileride bunu yapmam mümkün değil."
-Vitale
 Kitapta Karissa kendi hislerini bence çok güzel anlatmış.Bir an için kurgu olduğunu unutup sanki gerçekmiş gibi hissettirdi. Ona inanmamak mümkün değildi.
Naz son dönemdeki gibi sevdiğini inkar eden bunu anladığında korkup kaçan kıza kötü davranıp onu uzaklaştıran bir tip değil.Aksine bu adam seviyorsa çatır çatır söyleyen, gidiyorsa eğer peşinden koşup getiren adamlardan.
Aynı zamanda her ne kadar öyle gibi dursa da kitap bana göre kitap erotik romanslardan değil. Evet tabi ki sahneler var ama sanıldığı gibi her dakika bununla yaşamıyorlar.
"Naz karanlık bir girdaptı ve kendimi git gide daha dibe onun uçurumunun derinliklerine çekiliyor gibi hissediyordum."
-Karissa
Cinsellik bu ilişkide de var ama kitap bunlarla dolu değil.Her dakika her ayrıntıya girerek anlatılmıyor yani.Rahatsız olacağınız çok aşırı bir sahne olduğunu düşünmüyorum.
Adamın kıza zor kullanarak sahip olduğu bir bölüm vardı ki bunu sevgiliyken yaptı ve bunu gerçekten hoşuna gittiği için yapması biraz itici geldi ama bu çok da önemli bir şeymiş gibi durmuyor çünkü Naz'ın kıza verdiği bir güvenlik kelimesi var ve eğer Karissa bunu söylerse adam hiç ikiletmeden geri çekiliyor kızda bunu kullanmadığına göre bence o kadar da abartılacak bir sorun yok demektir...
"Seni uyarıyorum. Ben iyi bir adam değilim Karissa ve aslada olmayacağım. Sakın beni düzeltebileceğini ya da bir gün değişebileceğimi düşünme. Öyle bir şey olmayacak. Şunu anlamak zorundasın. Eğer bu iş daha ileri giderse, eğer kalmamı istersen bir gün çekip gitmene izin vermeyeceğim."
-Vitale

"Benden nefret ettiğinin farkındaydım. Bunu görebiliyor, hissedebiliyordum."
-Vitale
Ruhumdaki Canavar bir gecede bitti. ilk kitapta acımasız bir katil falan okuduğunuz düşünüyorsanız hemen toparlanın çünkü katilin gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla bu kitapta görüyoruz üstelik kendi ağzından. Olay yaratan Gözlerindeki Canavardan sonra Ruhumdaki Canavar daha bir olaylıydı.
İlk kitabın sonunda Naz ile birlikte gitmek zorunda olan Karissa hala Naz'ın yanındadır. Sanki başka seçeneği varmış gibi.
"İçim kapkaranlık ama kalbim hala atıyordu."
-Vitale
İlk kitapta ne kadar çok Naz okuduysak burada tamamen Ignazio'yu tanıyoruz. Ne işler peşinde olduğunu nasıl soğuk bir katil olduğunu okuyoruz. Naz'ın Karissa'ya olan sabrını okurken çok eğlendim. Adam kimseye sabır göstermeyen bir katilken Karissa karşısında kendisini parçalarcasına sıkarak sabretmesi takdire şayandı yani.
"Paramparça olmuş görünüyordu ama lanet olası derecede güzeldi. Onun kırık parçalarını birleştirmek istedim. Onu daha da parçalamak istedim."
-Vitale
Bu kitapta biraz Naz'dan soğudum. İlk kitapta evet adam katil falan ama bu kadar detaylı şeyler okumamıştım. Daha çok çiftin arasındaki ilişki ve sonuçlarını okumuştuk ama burada tam tersi. Karissa ve Naz'ı akşamdan akşama gördük resmen.
Ama diğer yandan Naz geçmişte neler yaşadı ailesi kim neden böyle gibi soruların cevapları da ince ayrıntısına kadar bu kitapta. Yineden ikiliyi daha fazla görmek istedim.
"Doya doya yaşamaya.Her saniyesini.Engellediğim, geri ittiğim ve yok saydığım her şeyi.Asla aşık olmamam gereken bir kadına aşıktım.İkimiz geliyorum diyen bir faciaydık."
-Vitale
Naz'ın her zaman çift karakterli gibi görerek okumuştum ama burada tam anlamıyla o kısım açığa çıkıyor. Karissa ile birlikteyken başka bir adam dışarıda başka bir adam. 
Çiftimizin gittiği İtalya tatili kısmına bayıldım. Sanki bambaşka bir adam okumuyormuşum hissi verdi ve Naz'a karşı başlayan soğukluğum yerine gelmeye başladı.
Ama sonlara doğru inanılmaz güzeldi. Naz'ın değişmeye çalıştığı ve feda ettiği şeyleri okurken tek kelimeyle bayılarak okudum.İlk kitapta olduğu gibi burada sa bir bonus sahnemiz var ve sonu Karissa'nın ağzından anlatılıyor. Harika bağlanan bir final olmuş kesinlikle.
"Ona aşık olmuştum.Ve bu, en kötü kabusumdu."
-Vitale
İlk kitapta olduğu gibi burada sa bir bonus sahnemiz var ve sonu Karissa'nın ağzından anlatılıyor. Harika bağlanan bir final olmuş kesinlikle.
Ruhumdaki Canavarı sevmedim diyemem ama bayıldım da diyemem. Kötü değil ama ben ilk kitabı daha çok sevdim. Bunda en çok sevdiğim şey ise Vitale'in ağzından okuyor olmak. Her zaman tek bir karakterden okumayı sevmemişimdir ve böyle değişiklikler güzel oluyor. Özellikle erkek karakterin ağzından okumak daha bir hoşuma gidiyor. İlk kitapta herkesin takıldığı yaş konusu bu kitapta gözümün önüne gelmedi bile. Bence yazarın yazdığı Karissa karakteri sırf kurgu için küçük olmak zorunda olması gerektiği için yazılmış. Onun dışında Karissa yirmilerinin sonunda olan bir kadın gibi davranıyor. Son derece olgun. Bu sebepten beni ilk kitapta rahatsız etmediği gibi bunda da etmedi.
"Mantıksal olarak, onu reddetmem, ondan kaçmam ve bu adamdan mümkün olduğunca uzak durmam gerekiyordu. Ama aşkta mantığa yer yoktur. Aşk. çirkin ve karmaşıktır. Lanet olsun ji aşk hiç bir mantığa sahil değildir. Ve ona aşığım, bu imkansız gibi görünse de. Ona aşığım."
-Karissa
Seri bence olaylı seri. Ya çok sevecekseniz ya nefret edeceksiniz arası yok bu kitaplarda diye düşünüyorum. Ama son derece güzel bit kurguya sahip. Dehşet derece güzel hemde. 
Bir çok kitabı severek okumama rağmen bu serinin kurgusu bence açık ara fark edilebilecek bir konuya sahip. Her karakter dört dörtlük ya da ölünesi bir karakter olmak zorunda değik bence. Kötü karakterlerde kendini okutabiliyor diye düşünüyorum. Adama aşık olmadım bayılmadım ama kurgu sen derece muazzam bir konuya sahip. Adı üstünde kurgu diyorum fazla üzerinde durmamak lazım bence.
Ben seriyi beğendim. Çok akıcı ve çevirisi de güzeldi. Ben hiç sıkılmadan severek okudum. Umarım sizde seversiniz. İlk kitaba puanım 5 olmuştu. Bunda 4 puan verdim arasını bulayım derken serinin puanı 4,5 diyorum. Bol kitaplı günler.


4 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsın ama ben senin aksine ikinci kitabı daha çok beğendim ^^ Yazar sanki ikinci kitapta kendini çok daha fazla geliştirmiş gibi geldi ve Vitale'in duygularını okumamız daha da hoşuma gitti. Herkesin sevdiği tarzda bir kitap değil. Aradıkları ''Kötü'' adamın Vitale olduğunu sanmıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım. Vitale'nin ağzından okumak bence de daha hoştu ama ne biliyim ilk kitap bana daha heyecanlı gelmişti. Ve sana katılıyorum kesinlikle Vitale değil :D

      Sil