Subscribe

KGBT 9.Tur || Benzemez Kimse Sana - Seda Özay | Röportaj

6/14/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -

Merhabalar, turumuzunn son gününde yazarımızla harika bir röportaj gerçekleştirdim. Umarım sizde beğenir keyifle okursunuz.


1.Bana kendinle ilgili neler söyleyebilirsin? Neleri sever, neler yaparsın?


-Özetle... Genellikle... Fincan fincan sade filtre kahve içer, bolca okumaya gayret eder, yazmaya değer bulduğum hikâyeleri yazar, oldukça fazla -hatta gereğinden fazla- düşünür, ivedilikle eski şarkıları dinler, bitmek bilmez biçimde geçmişle, kendimle hesaplaşırım, bir de niteliksiz bulduğum sohbet, kişi, eserlerden hızlıca kaçarım.

2.Seni yazmaya teşvik eden en önemli etken ne oldu?

  -İlkokul’da katıldığım bir kompozisyon yarışmasında birinci olmamla içime düşen o ‘şey’; ‘ney’ ise yazmam için en önemli etken oldu. Yazmak özgürleşmek, soyunmak, giyinmek, aslında benim için her şey...

3.Karakterlerini yazarken nelere dikkat edersin?

  -Geçmişlerine! Hayatımızda başımıza gelen ne varsa hep geçmişte yaşananlar, hissedilenlerle iç içedir. Geçmiş bir nevi her ânımızın gölgesi bana kalırsa. Karakterlerimi zihnimde çizerken hep en baştan, kaleme alırken ise en sondan irdelemeyi tercih ediyorum.


4.Kitapların hep duygusal ağırlıklı bunun özellikle bir sebebi var mı?

  -Melankoliyi seviyorum ...:) Fakat romanım Benzemez Kimse Sana’daki Esme karakteri azıcık da muzur. Mesela bu arada kalmış ruh hallerini de seviyorum. Delilik hâllerini yani...

5.Kapaklarda senin resminigörüyoruz bu nasıl oldu?

   -Fotoğraflara ayrı bir düşkünlüğüm var. Bayılıyorum desem yeridir. İşte bu da ânlarla ilgili bir konu. Hani bazı ânları sen anlatamazsın ya, bir kare anlatır. Ve kalıcıdır. Bu. Bu, bence harika bir kanıttır. Velhasıl ilk kitabım “Bir Daha Yüzümü Görmeyeceksin” in iç konsepti için, yazdıklarımı yansıtan profesyonel bir fotoğraf çekimi yapmaya karar verdik sevgili M.Serdar Şamlı ile. Ve çıkan işi o kadar beğendik ki kapağa da o fotoğraflardan birini seçtik. Sonra ki kitaplarım için de aynı çalışmalara devam etmeyi tercih ettik. Yalnız “Ah Be Sevgilim” in ilk baskısında farklı bir konsept oldu, kalplerle, kilitle, bensiz bir kapakla çıkış yaptı aceleden. Ama ikinci baskıda yine ben varım, sevgili Burcu Karakaş’ın objektifiyle yazdıklarımın aynası bir kapak geliyor.... ;)

 6.Senin için bütün kitapların özeldir mutlaka ama sende yeri başka olan kitabın hangisi ve neden?

  - Evet, her biri çok özel ve kendi içlerinde farklı anlamlar taşıyor benim için. Ama “Benzemez Kimse Sana” gönlümde bir başka... Esme &Dağlar’ın aşklarını ellerim titreyerek yazdım.


7.Hayat verdiğin karakterleri nereden esinlenirsin, gerçek hayat mı yoksa tamamen kurgumu?

 -İkisi de. Gerçek hayattan çekip alırım onları, sonra kendilerini tanıyamayacak biçimde kurgularım.

8.Kitapta ana karakter dışında diğer karakterlere önem vermediğini fark ettim. Neden?

Evet, haklısın.Aslında bu sorunun yanıtı kitabın son sayfasında yazdığım notta gizli…
“Yazarın notu: Bu hikâyedeki hiç bir kahraman Esme&Dağlar kadar önemli olmadığından çok yer kaplamadı."


9.Yazmayı ne kadar sevdiğin ortada peki ya okumak.Özellikle sevdiğinbir tarz var mı?
  -“Okumak” kan, nefes gibi bir şey benim hayatımda, çocukluğumdan beri.
Best seller kitaplara karşı ciddi antipatim var. Haricinde her tarzı okurum, ön yargılı olmamaya özen gösteririm. Fakat gerçek hikâyeler daima kalbimi çeler. Bir de son senelere kadar okumaya başladığım bir kitabı muhakkak bitirirdim, sevmesem de. Şimdi asla yapmıyorum. Beğenmediysem devam etmek zorunda hissetmiyorum kendimi. Bir kitabı yarım bırakmakta sakınca yok benim için, -Artık!-

10.Yazarken tercih ettiğin özel bir yerin, mekanın var mı?
   -Kızım Ahlâ doğmadan önce vardı tabii. Sırtıma çantamı atar, semt semt dolaşır kahve kokan, loş ışıklı minik kafelerde saatlerce oturur, yazardım. Bir buçuk senedir, 22:00’den sonra yatağın içinde çalışabiliyorum, tercih dışı... Öyle de güzel, olsun ...J

11.Kitaplarına isim verirken çok düşünür müsün?İsmi yazmadan bellimidir yoksa hikayenin gidişatına göre mi karar verirsin? 

-Bu durum üçünde de değişti aslına bakarsan.
Bir Daha Yüzümü Görmeyeceksin için günlerce, haftalarca düşündüm. Bir sabah yaşadığım bir olay ve ona söylediğim bir cümleyle geldi kitabımın ismi... Dedim bu. O kadar sinirliydim ki, “aklıma kitabın ismi bu olsun” düşünce o öfkenin sevince dönüşünü görmen gerekirdi...
Benzemez Kimse Sana, roman yazılmadan önce dosyaya ilk ismi yazılmıştı.
Ah Be Sevgilim, isimsizdi. Yazarken hep cümleler, kelimeler dolaşıyordu aklımda. Hiç biri içime sinmiyordu. Taa ki, bir mektuba kadar. Adamın Teki imzasını taşıyan o mektupta geçen ‘Ah Be Sevgilim’ sitemi bence romanın kalbi oldu.
Yeni kitap ise önce ismini fısıldadı, hikâyesi yavaş yavaş yer buluyor... Bakalım, ben de merak ediyorum ne yazacağımı.
  -
12.Son olarak KGBT aracılığıyla okuyucularına neler söylemek istersin?

  -Ben bazen vazgeçiyorum. Bir sürü şeyden. Tam öyle zamanlarda onlar yetişiyorlar, nasıl hissediyorlar bilemiyorum, bir mesajla veya paylaştıkları fotoğraflarla kuvvet veriyorlar bana. Yeniden güç buluyorum yazdıklarımı okuyup, yürekten benimseyen okurlarıma sizin vesilenizle çok teşekkür ediyorum. Okumak, yazmak, bakmak gibisi yok...

Bizimle bu röportajı gerçekleştirdiğin için çok ama çok teşekkür ederim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder