Subscribe

Sevgili Küçüğüm - Julie Cohen || Yabancı Yayınları | Yorum

6/02/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -

En yakın arkadaşınıza her şeyinizi verebilirsiniz… Peki, ya bebeğinizi isterse?
Ben ve Claire mükemmel bir çiftti, en azından öyle görünüyorlardı. Oysa her şey göründüğü gibi değildi… Romily yıllardır en yakın arkadaşı Ben ve eşi Claire'ın bir çocuk sahibi olmaya çalışmalarını seyretmek zorunda kalmış ve sonunda onlara geri çeviremeyecekleri bir teklif sunmuştu: Onlara hayalini kurdukları tek şeyi verecek, taşıyıcı anne olacaktı.
Romily zaten bekâr bir anneydi ve ikinci bir çocuk aklındaki son şeydi. Fakat hamilelik, Romily'yi etkisi altına alan, Ben ve Claire ile olan arkadaşlığını tehlikeye atan, hatta onların ilişkisini paramparça edebilecek tüm o duyguları da beraberinde getirmiş, bir anda ortaya dökmüştü. Yıllardır herkesten saklamayı başardığı hislerini bile… Şimdiyse ortada iki anne, her ikisine de ait bir bebek ve verilmesi gereken imkânsız bir karar söz konusuydu.


"Aşkın ve arkadaşlığın bu hem acı hem tatlı hikâyesi inanılmaz derecede etkileyici."
-Closer Magazine-
"İçinize işleyecek ve gerçekten düşünmenizi sağlayacak."
-The Sun-
"İncelikle ele alınmış bir roman… ilgi çekici, büyüleyici ve sizi derinden etkileyecek."
-Rowan Coleman, Hatıralar Kitabı romanının yazarı-
"Duygusal ve ilham verici bir roman."
-Abby Clements-
"Güçlü ve yürek burkan bir hikâye."
-Miranda Dickinson-
Orijinal Adı: Dear Thing
Yazar: Julie Cohen
Çeviri: Nur Küçük
Goodreads: 3.95
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 424
Fiyatı: t 23,00

Yorum: Herkese merhabalar, yepyeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Son zamanlarda kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum yine güzel bir kitabı bitirmiş olmanın heyecanıyla yorum yapmak için bilgisayarımın başına oturdum. Öncelikle en başından söylemeliyim ki kapağına ve o inanılmaz derece şirin mi şirin tatlı mı tatlı ayracına bayıldım. Ayraca en az benim kadar 2,5 yaşında ki oğlumda bayıldı tabi ki.Şimdi gelelim kitabımıza, son zamanlara konu olarak okuduğum en farklı kitaptı.Aynı zamanda o kadar heyecanla ilerledim ki inanamadım. Aşırı duygusal olmam ve üstelik minik bir erkek annesi olmamda kitabı okurken ki ruh halime hiç ama hiç yardımcı olmadı.Zaten yeterince sulu göz olmam yetmezmiş gibi birde üstüne annelik duygularım depreşince okurken kendimden geçmiş olma ihtimalim çok yüksek o yüzden o konulara hiç girmiyorum.Kitabımızın konusu arka kapakta da okuduğunuz gibi açık ve net, en yakın arkadaşına yıllardır aşık bir bir kadın Romily, Ben ve eşi Clair için taşıyıcı annelik yapmaya karar verir. Romily okurken birlikte olduğu bir adamdan zaten bir çocuğa sahiptir. Ben ve Clair'in çocuklarının olmamasının tek sebebi Clair'dir. Uzun ve acılı tedavilerin sonunda Clair artık bir çocuk istemediğine karar verince Ben çaresiz bir şekilde konuyu Romily'e açar. Romily verdiği ani bir kararla Ben'e kendi yumurtalarını kullanmasını ve sonrasında da dokuz ay boyunca bebeği onlar için taşıyabileceğini söyler ve işler sonunda üçünün de hiç beklemediği şekilde gelişmeye başlar.Her ne kadar Romily'nin böyle bir şeye en başında kabul etmiş olmasına kızsam da kitapta en sevdiğim karakter o oldu. Ben ile ikisinin başlardaki arkadaşlığını Romily hamile kaldıktan sonra ona olan ilgisini sevsem de bazen yaptığı dengesiz hareketlerinden dolayı Ben' ona çok sinirlendim. 
Ve Clair bilmiyorum nedendir ama ben bu kadını hiç ama hiç sevemedim ya.
Bu üçlü arasında doğması beklenen bir bebek var ve hangisini anlamaya çalışacağımı şaşırdım. içlerinde en masum olan kişinin hala Romily olduğuna inansam da kitabın sonunda öyle bir şey oldu ki ooff diyorum beklemediğim bir son demeyeyim de daha çok istemediğim bir son desem daha doğru olur sanırım.Kitap çok ama çok güzeldi, gerek konusu gerek yazarın dili ve anlatımı gerekte çevirisi son zamanlarda beni bunalıma sokacak kadar duygusal bir kitap okumamıştım ve Sevgili Küçüğüm duygusal tatmin yaşamama sebep olan bir kitap oldu.Bir anne olarak düşünerek okudum her bir cümleyi Ben'in baba olma tutkusunu anlayışla karşıladım, Clair ve Ben'in çocuk isteğini hüzünle okudum, Romily'nin aşkı için taşıyıcı anne olmasını Ben'in mutlu olması için yarısı kendine ait olan bir çocuğu doğurup onlara vermeyi teklif etmesini içim acıya acıya okudum.Kendimi onların yerine koydum ve hepsini anlamaya çalıştım, anladım da tek bir şey hariç. Kitap sonuna kadar sürükleyici ve heyecanla devam etti. Sonu deseniz evet harika şaşırtıcı ve muhteşemdi ama gelin görün ki ben başka şeyler olsun istemiştim. Bu yüzden de içimde ki isteğe karşı koyamadım ve yarım puancık kırdım :) Sevgili Küçüğüm son zamanların en iyi duygusal kitapları arasında yer alacak bir kitap, en azından benim kitaplığım için öyle oldu.Size de tavsiyemdir okuyun.
Görüşmek üzere öpüldünüz :)
Puanım:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder