Subscribe

Ateş ve Buz - Aslı Karabulut || Okuma Etkinliği 4.Gün | Röportaj

5/23/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -

Herkese Merhaba.Etkinliğimizin son gününde yazarımızla yaptığım samimi bir röportajla karşınızdayım.

  Klasik bir giriş olacak ama ilk olarak bize biraz kendinden bahseder misin? Aslı kimdir? Neler yapar, neleri sever?

Ben kimim? Sanırım herkesin bu soruda durup bir düşündüğü doğrudur :) Ben İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezun oldum. 6 senedir de kurumsal bir şirkette Personel Assistant olarak çalışıyorum. En sevdiğim başlıca şeyler sessizlik, kitap okumak ve yazmak. Çok gezip tozan biri değilim; hiçbir zaman da bunun arayışı içinde olmadım. Sanırım ev'cil olmak = ben :) Az ve öz dostlarımla samimi sohbetler yapmak ve onlarla kahkaha atmak beni mutlu eden şeylerin arasındadır.

Yazmaya ne zaman başladın? Seni buna teşvik eden özel bir şey olup olmadığını merak ediyorum?


 Ortalama dört senedir yazıyorum. Bir amaç için çıkmamıştım bu yola aslında. Sanırım kitap okumayı delice sevdiğim için o dünyaya adım atmak istedim ve kendim için yazmaya başladım. İlk hikâyem 60 sayfalık kısa ve kurgudan yoksun bir şeydi :) Aşk Geliyorum Demez ile daha belirgin bir adım attım. Sonrasında Ateş ve Buz geldi, ki bununla birlikte ne istediğime de karar vermiş oldum. Bunları yazarken internet ortamında yayınlamadım. Wattpad'e katıldığımda her ikisi de bitmişti. Ardından devam edenleri biliyorsun zaten :) Küçük mutluluklar birikmeye ve yükselmeye başladığında yazmak için var olan sebeplerime yenileri eklendi. Artık sadece kendim için değil, okuyucularım için de yazıyorum.


    Ateş ve Buz bir wattpad hikayesi. Son zamanlarda çıkan bir çok kitabı göze alırsak sence Ateş ve Buz’u onlardan ayıran en büyük sebep ne?


 Aslında bir Wattpad hikâyesi değil. Bir önceki soruda da cevapladığım üzere ben Wattpad'e üye olduğumda Ateş ve Buz'u bitireli ortalama 5 ay olmuştu. Ama Wattpad'i bu doğrultuda başlangıç noktası olarak düşünebiliriz. 
Her hikâye kendi içinde bir bütündür. Dünyada var olan yazım konuları bellidir. Ateş ve Buz yetişkinler için erotik romans olmasının yanında, romantik komediyi de içeren bir tür. Biliyorsun ki son yıllarda benzer konuda çok fazla yerli ve çeviri kitap var. Ateş ve Buz'u benzer konulu hikâyelerden ve kitaplardan ayıran şey en başta yazarın dilidir. Her kitabın böyledir aslında. Ve bu kitabı ben kendim için bir geçiş dönemi kitabı olarak görüyorum.


    Kitap da bir çok karakter okuyoruz. Birden fazla karaktere hayat vermek daha zor olmuyor mu?


 Açıkçası Ateş ve Buz'dan sonra bir daha, birden fazla ana çifti yazmayacağım konusunda kendime ciddi bir nutuk çektim :) Ben bile hâlâ dönüp baktığımda üç ana çifti nasıl yazabildiğime şaşırıyorum. Ve evet, kesinlikle çok zor! Her karakter ana hatları kendi içinde benzerlik gösterse de onları birbirlerinden ayıran temel noktalar var ve her birini yazarken o karakterin kimliğine bürünmek ciddi anlamda yorucu. O yüzden, Kan Kırmızı ile birlikte bir ana çift ve bir yan çift yazmaya özen gösteriyorum.


    Karakterlerini yazarken veya seçerken olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı? En çok nelere özen gösterirsin?


 Elbette var. Bir kere benim için erkek karakter mutlaka güçlü olmalı. Bu sadece sahip olduğu maddiyatla ilgili değil; daha çok karakter kısmına vurgu yapıyorum. Her daim sırıtan tipleri sevmem. O yüzden sert bakışlı, ama sevdiği kadına bakarken güven veren sakin karakterleri seviyorum. Kadın karakterde ise kendinden ödün vermeyen tip tanımı mutlaka olmalı. Ben normalde koyu renk saçlı ve koyu renk gözlü karakterler yazarım; ama Eylül Çıkmazı'nda ana çiftimiz sarışın ve açık renk gözlere sahipler mesela.
Kadın karakterin hem kendi kişiliğine hem de bedenine hükmettiği karakterleri yazmayı seviyorum. Ne istediğini bilen, yaptığı şeyin sonuçlarını göze alabilen ve bununla yüzleşebilen... Bununla birlikte zaman zaman bazı konularda zayıflık gösteren yanları da var tabii, ki zaten bu hepimizin doğasında var.


    Yazarken kafanda önceden hazırladığın bir kurguya göre mi hareket edersin yoksa hikaye gidişata göre yazım aşamasında mı şekil alıyor?


 Çok güzel bir soru sordun :) Bir kitapta tahammül edemediğim ve asla kabul etmeyeceğim şey, yazılan şeyin bir kurguya sahip olmaması ve yazan kişinin kafasına göre 'atarsam belki gol olur' mantığıyla yazması. Bana göre okuyucuya bundan daha ağır bir hakaret olamaz. 
Yazdığım ve yazacağım her şeyin kurgusu önceden bellidir. Zamanla bazı şeyler şekillenirken bazı şeyler çıkartılır veya yeni şeyler eklenir. Aşk Geliyorum Demez amatör bir çalışmaydı benim için. Çok eksiği olmakla birlikte zaman ayırıp da düzenleme şansım olmadı ve Wattpad'de o haliyle duruyor. Ateş ve Buz, Kan Kırmızı, Serseri Bela, Tutku ve Tehlike Serisi'ndeki 3 kitap... Hepsinin kurgusu en başından belliydi. Başında, olayların gelişmesinde ve sonunda neler olacak, hepsi bir yerde bekliyordu. Eylül Çıkmazı'nı 30 bölüm olarak düşünüyordum, ama şu anki düşüncemle 35-36 civarı olacak. Bununla birlikte serinin ikinci ve üçüncü kitaplarının kurguları ve karakterlerin hayatları, her şey belli :) Son haftalarda sürekli diyaloglar ve sahneler canlanıyor gözümde :) O yüzden Eylül Çıkmazı'nı bitirip ikinci kitabı yazmak için çıldırdığım da bir gerçek :)


    İlk hikayeni yazıp bitirdiğinde neler hissettin?


 'Ben kitap yazdım.' dedim :))) Denemek amaçlı başlamış ve önce internetten araştırma yapmıştım. Amatörlüğün etkisiyle işin sonunda sırıtıyor insan :) Bu da sonrakiler için esaslı bir adım oldu benim için.


    Ateş ve Buz kitap olduğunda eline ilk kitap olarak aldığında neler hissettin?


 Klasik bir kocaman sırıtma belirdi yüzümde :) Masamın üzerinden eğilip kitabı arkadaşıma doğru salladım :) Tabii o sırada kendisi ciddi bir iş konuşması yaparken yüzü aydınlatıp kocaman sırıtmayı ihmal etmemişti :)) Elimde tuttuğum şey benim emek vererek yazdığım, karakterlere can verdiğim bir üründü ve uzun süre dokunup durdum. Sayfalarını karıştırdım, iç çektim. Sonra oturup artık sayısını hatırlamadığım bir kez daha en baştan okudum :)


    Yazamayı sevdiğini biliyoruz. Peki ya okumak, hayatında ne kadar yer verebiliyorsun ve ne tarz kitaplar okumayı seversin?


 Okumak da yazmak kadar büyük bir tutku benim için. Kitap yazmaya ara verdiğimde elime mutlaka kitap alırım. Sanırım bu yüzden sosyal aktivitelere zaman bulamıyorum :) Benim için yazmak da okumak da fazlasıyla ciddi bir iş olduğu için diğer her şey silik kalıyor. 
En sevdiğim başlıca iki tür, yetişkinler için romans olanlarla birlikte historical romans. Fantastik de seviyorum, ama gerçekten iyi oldukları sürece.


Ateş ve Buz yetişkinlere yönelik bir kitap. Bu tarz bir kitap yazmak aklına nereden geldi. Çok tepki alıp almadığını merak ediyorum? Bu konuda çekincelerin oldumu?


 Ateş ve Buz'u kendim için yazmıştım. Herhangi bir yerde yayınlamak ve kitaplaştırmak gibi bir düşüncem yoktu. Ben saf aşk veya saf cinsellik kokan anlatımları sevmiyorum. Aşk cinsellikle bir bütün bana göre. Birinin olduğu yerde diğerinin olmamasını kabul etmem mümkün değil. İkisi de birbirlerinden besleniyorlar ve bence o zaman sonsuz ve mükemmel bir iksir çıkıyor ortaya. 
Wattpad'e yüklemeden önce ne kadar çok düşündüğümü tahmin bile edemezsin :) Elbette tepki alabileceğimi biliyordum; bunu göze alarak girdim bu olaya. Herkes her yazılanı sevmek zorunda değil. Benim yazdığımı da kimisi sever, kimisi sevmez. Kimisi bayılır, kimisi aşırı bulur. Ama genel olarak baktığımda gelen eleştirilerin içinde, cinselliği irite etmeden yazdığımı söyleyen azımsanmayacak bir grup var. Bir noktadan sonra hem gelen tepkilere alıştım, hem de aslında beklediğim ve korktuğum kadar olmadığını görerek rahatladım.


Kendi adıma söylemek istiyorum ki wattpadde kitap olarak okumak istediğim bir çok hikayen var.Bunlarla ilgili bize biraz ipucu verirmisin?


Bunu öğrendiğim iyi oldu :)
Şu anda aktif olan üç hikâyem var. Aşk Geliyorum Demez kısa ve amatör bir hikâye. Yine üç ana çiftin (burada da üç çift yazmışım:/) romantik komedi şeklinde anlatılan ilişkileri var. Serseri Bela bir yaz macerası diyelim. Cinsel gerilimin yüksek olduğu bir romantik komedi. Tutku ve Tehlike Serisi'nin ilk kitabı olan Eylül Çıkmazı ise diğer yazdıklarımdan ayrılıyor. İlk kez bir hikâyemin çiftini bir araya getirmemek için çaba sarf ettim sanırım :) Okuyucular uzunca bir süre isyan ettiler :) Bu seride tehlikeli bir dünya, silahlar, aksiyon ve tabii ki imkânsız gibi görünen aşklar var. 
Kan Kırmızı'da tanıtım amaçlı ilk birkaç bölümü bırakarak kalan bölümleri kaldırdım. Onunla ilgili bazı düzenlemeler, çıkartılacak yerler var. Ateş ve Buz'dan sonra teknik olarak sıra onda. Ancak Ateş ve Buz yeni çıktığı için Kan Kırmızı'nın kitap olması işi uzun bir sürece yayılıyor. Onun için acele etmeyeceğim.


Son olarak seni takip eden okuyucularına hayranlarına neler söylemek istersin?


 Hayran demeyelim; okuyucu bana daha tatlı ve güven verici geliyor :) 
Umarım yazdıklarım hepsini mutlu ediyordur. Gerçi bunu bilmek ve görmekle beraber yine de eksiklerim var mıdır diye de düşünmüyor değilim. İnsanız sonuçta; yazarken hata yapabiliriz. Şimdiye kadar herkesle samimi olduğum kadar yapıcı bir iletişim içinde olduğuma inanıyorum. İyi ki hepsi var, iyi ki yanımda olduklarını bu denli güzel hissettiriyorlar :) Eğer herhangi bir kusurum olmuşsa da affola :) 
Son olarak; böyle güzel bir fırsat ve sohbet için sana çok teşekkür ediyorum :)
Aslı Karabulut'a bir kez daha bu samimi cevapları için teşekkür ediyorum.Kendisiyle İmiz fuarın da tanıştım ve şunu söylemeliyim harika bir insan.Samimiyeti ve içtenliğiyle daha ilk anda karşılaşıyorsunuz. Başarılarının devamını diliyorum.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder